Yolda Buldum Beni…

0

Babam, “bir insanı tanımak istersen onunla seyahate çıkmalısın.” derdi. Yıllar içinde ne kadar haklı olduğunu anladım. Daha önce mesafeli durduğum bazı insanlar, ortak bir yolculuk sonrasında dostum oluverdi, en yakınım sandıklarımla ise benzer süreç sonrasında birbirimiz gördüğümüzde karşı kaldırımlara geçtik.

Seyahatler bence, insanların, ilişkilerin hatta kişiliklerin imtihanı… Yine bir seyahatteyim. Tanıdığım biriyle çıktım yola. Bir anlamda ilişkimizin sınav süreci bu. Kendisiyle yıllardır tanışırım ama uzun bir süredir baş başa kalamamıştım. Şu bir kaç gün içinde “eskiyi konuşup, yarının hayalini kurarız “diye düşünmüştüm. Neredeyse son 4 gündür beraberiz. Aynı odayı, ulaşım araçlarını, masayı hatta bavulu paylaşıyoruz.

yolda buldum beni1

İtiraf etmeliyim ki ne benden, ne de ondan iyi yol arkadaşı olurmuş… O aklını temizlikle bozmuş. Toplu alanlarda hiç bir yere dokunmamak için ellerini cebinden çıkarmıyor. Kaldığımız otel odasında her noktaya iğrenerek bakıyor. Mümkünse eline bir bez ve çamaşır suyu alıp tavanları bile temizleyecek. Her hangi bir şeyin pis olabilme ihtimali onu çok rahatsız ediyor. Anlayabiliyorum ama elimden gelen bir şey yok. Buralara bizden çok önce gelinmiş, dokunulmuş hatta kirletilmiş.

Hijyen takıntısı yetmezmiş gibi bir de, inceden hesap yapma alışkanlığı edinmiş. Memleketten uzakta olmak onun beyni için bir şey değiştirmiyor. Ödeme yapmak zorunda olduğumuz her noktada fatura, memleketin zayıflama hastalığına yakalanmış para birimine çevriliyor. “Ne bir fincan kahveye bu kadar para mı vereceğiz?!” çığlığını kulaklarımla duymasam bile gözlerinden okuyabiliyorum. Ben çok farkında olmasam bile maddi koşulları konusunda ciddi endişeleri varmış…

Bir de yemeklerle ilgili tutuculuğu var. Eskiden her şeyin tadına bakmaktan çekinmeyen insan, şimdi ekmeği bile ısırmadan önce koklayıp içinde ne olduğunu tahmin etmeye çalışıyor. Utanmasa, beyaz peynir ve zeytin isteyecek garsonlardan. Neyse ki bunun imkansız olduğunun farkında.

shutterstock_130330691

Tüm bu olumsuzluklarına karşın kitaplara olan iştahı yerinde. Kapaklarını dikkatle inceleyip, sayfalarını karıştırırken yüzünde kocaman bir gülümseme beliriyor. Elinden gelse raflardan yüzlerce kitabı indirip çantasına doldurabilir.

Ne demişti babam? “Birini yakından tanımak istiyorsan onunla seyahate çık.” Ben de öyle yaptım. Ve yıllardır beraber yaşadığım “ben” ile yeniden tanışıyorum. Zaman içinde çok değişmişim. Birlikte yaşanması zor olan birine dönüşmüşüm. Başkası olsa, orada bırakıp karşı kaldırıma geçerdim. Ama insan, kendisini öylece terk edemiyor. Tek seçenek, birlikte yaşamaya alışmak. Kim bilir?  Belki,  o “ben” de bu konu üzerinde biraz kafa yorar ve değişmek için çaba harcar. Yoksa işimiz çok zor. Bu “ben” ile bir daha seyahate çıkmam. Haberi olsun…

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın