Yaşamdan Öğrendiklerimiz Bitmiyor

0

Her birimiz yaşamdan birçok şey öğrendik. Bu öğrendiklerimizi, bizden sonra gelen kuşaklara aktarmak insan olarak hepimizin görevi. Yaşamı, doğayı, dayanışmayı, paylaşmayı ve daha bir sürü değeri çocuklarımıza anlatmak zorunda olduğumuzu siz de hissetmiyor musunuz?
Günümüz koşulları bireyi tüketmeye ve bencil olmaya sevk ediyor bence. Belki bir okuyan olur ya da anlatan olur umuduyla yaşamdan damıttığım birkaç önemli noktaya dikkat çekmek istiyorum.

hayat6

“Mutlu olmak için mutlaka alışveriş yapmak zorunda değiliz.” Haydi, biraz dürüst olalım, son yıllarda hepimiz alışveriş bağımlısı haline geldik. Öyle ki kendimizi kötü hissettiğimizde moral bulmak, nefes almak için alışveriş merkezlerine koşuyoruz. “İki vitrin bakayım kafam dağılsın.” demekle olmuyor. Eve, aslında hiç ihtiyacımız olmayan ama satın alarak mutlu olduğumuz bir sürü gereksiz nesneyle dönüyoruz. Mutlu olmak o kadar zor ve pahalı değil. Açık havada, yalnız ya da dostlarla geçirilen saatler de bizi mutlu edebilir…

arkadaş9

“Dostluklar ekranlarla gelişmez.” Gençlere bir bakın, arkadaşlarla iletişimi teknoloji aracılığı ile gerçekleştiriyorlar. Facebook, Skype, İnstagram gibi uygulamalar yüklü cep telefonları, diz üstü bilgisayarlar ya da tabletler zaman mekan birliğine yeni bir boyut kattı. Bunların, olumlu yanları olduğuna da inanıyorum. Ama “sessizliği paylaşmanın” keyfi nerede kaldı?
“Her şey okulda öğrenilmez.” Öğrenme eylemi dünyaya geldiğimiz andan itibaren başlıyor. “Bilgi okulda alınır, tatil eğlencedir” yaklaşımı çok doğru sayılmaz. Öğrenmek hiç bitmez,yaşam okulundan mezun oluncaya kadar sürer.

Family Fishing from Pier

“Eğlenmek için gürültü şart değil.” Tüketim kültürü eğlence anlayışımızı da değiştirdi. Spor yaparken önerilen tempolu müzikler, arkadaşlarla bir araya gelince oynanan video oyunları, filmler, televizyon programları bırakın doğanın sesini, kendi sesimizi bile duymamızı engelliyor.
“Bir şeyden keyif almak için ona sahip olmak gerekmez.” Bir zamanlar ödünç alma, kiralama geleneği vardı. Sınırlı bir zaman için ihtiyaç duyduğumuz bir şeyi satın almak zorunda değildik. Bu, çocukken arkadaşımızın bisikletiyle bir tur atmak ya da dostların yazlığında konuk olmak gibi bir şey. Ama şimdilerde “en iyi tekne arkadaşımın teknesidir.” sözü bile mazi oldu. Yıllarca kullanma ihtiyacımız olmasa bile, o nesne bize ait olmalı.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın