“Unutursam Fısılda…”

0

 

Artık yarım yüzyıllık bir kadınım. Ve ne şanslıyım ki; henüz annem babam sağ ve birlikte nadir de olsa bir şeyler yapabiliyoruz. Son olarak hep birlikte sinemaya gittik. Tercih yaparken risk almazdım, tüm ailenin birlikte izleyebileceği bir film seçtim. “Unutursam Fısılda…”

Film başladığında ses seviyesinin babamı rahatsız edebileceği düşüncesi biraz beni endişelendirdi ise de büyük sorun yaşamadık. Film hakkında gazetelerde, televizyonlarda yer alan yorumlara hâkim bir şekilde oturdum izleyici koltuğuna… Amatör bir film izleyici olarak kendi çapımda birkaç şey karalayabilirim elbette. Belli ki titiz bir dönem çalışması yapılmış. Her şey en ince ayrıntısına kadar gözden geçirilmiş.  Oyunculuk için bir şey söylemek haddim değil. Su gibi akıyor iki saat. Az sayıda oyuncu ve mekân kullanımı da olsa sizi beyaz perdenin büyüsüne çekebiliyor “ Unutursam Fısılda…”

 

Unutursam fisilda3

Benim için asıl çarpıcı olan ise ebeveynlerimle onların gençlik dönemine yaptığımız yolculuktu. Karanlıkta zaman zaman yüzlerini izlemeye çalıştım.  Acaba onlar hayallerinin peşinden gidebildiler mi? Yoksa “el âlem” kıskacında rehin mi kaldılar?  Kırgınlıkları, kinleri onları ne kadar zehirledi? 70’li yılları seyrederken kendi yaşamlarından hangi izleri gördüler?  Bugün geriye baktıklarında “yine aynı tercihleri yapardım…” diyebilirler mi? Birbirlerini çok sevdiler mi?  Tüm bu soruların yanıtlarını aradım.

Artık yavaş yavaş yaşamla bağını azaltma çabası içinde olan babam sinemadan çıktığımızda Alzheimer hastalığının tedavisi olup olmadığını sordu. Bu konuda pek umut verici bir gelişme olmadığını söylediğimde çok da önemsemedi. Film için yaptığı yorum ise “Babam ve Oğlum” daha güzeldi dedi. Anneme gelince, o, filmdeki renkli ortamın etkisiyle kıyafetlerin ne kadar güzel olduğunu Hümeyra’nın Işıl Yücesoy’a hayranlığının anlatıp duruyordu…

 

Unutursam fisilda1

Düşünüyorum da bazen ebeveynlerimizi hep “anne baba-anneanne dede- babaanne büyükbaba” sıfatlarıyla değerlendiriyoruz. Ama onlar da bir zamanlar gençlerdi, düşleri vardı. Arada onların hikâyelerinin açığa çıkmasına destek olmak lazım. Kim bilir ne aşklar, ne pişmanlıklar, ihanetler yaşandı. Merak etmiyor musunuz? Bu film onların kendilerini hatırlamalarına  anlatmalarına yardımcı olabilir…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın