Susmak…

0

“Herkesten, her şeyden, bu kavgadan, bu siyasetten, bu iktidardan, bu ülkeden, kendimden… Utanç duyuyorum!” Bu satırlar, gazeteci Hayko Bağdat’ın son yazılarından birinden. Sizi bilmem ama kendi adıma aynı duyguları paylaştığımı söyleyebilirim.

 

Çünkü son dönemde ülkemizde yaşanan çok şey beni rahatsız ediyor. Bir büyük sahnenin en işe yaramaz dekor parçası kadar bile hükmüm (hükmümüz) yok yaşananlarda. Şeker vaadiyle dişçiye götürülüp 3 dişi çekilmiş çocuğun hislerine sahibim.

Çok değil 7 Haziran’da sandık başına gidip gelecek güzel günler için oy kullanmadık mı? Daha demokratik bir ülke, daha iyi ekonomik koşullar vb. Neredeyse tüm siyasi partiler benzer şeyleri sunmuştu propaganda döneminde. Biz de karar vermiştik. Ya sonra?

oy

Henüz halkın iradesinin yansıtan bir hükümete sahip değiliz. Yani, siyaset biliminde “topal ördek” diye tanımlanan bir hükümet yönetimde. Koalisyon pazarlıkları sürerken, Suruç’ta yaşanan ve 32 gencimizi yitirdiğimiz facia arkasından 3 polisin şehit edilmesi, sınır karakoluna İŞİD tarafından düzenlenen ve bir astsubayın yaşamına mal olan saldırının ardından başlayan sınır ötesi askeri operasyonlar.

suruç1

Tüm bu karanlık tabloya yurt içindeki polis operasyonları ve sokak çatışmaları eklendi… Askerlere pusu kurulup şehit ediliyor, kamu binaları kurşunlanıyor, toplu taşıma araçları yakılıyor, insanların olaylara tepki vermesi de en sert yöntemlerle engelleniyor. Yetmezmiş gibi de bazıları daha bir buçuk ay önce yapılan genel seçimlere katılan ve kendi çapında başarı kazanan siyasi partinin kapatılması için kampanyalar düzenliyor.

şehit2

Türkiye zembereğinden boşalmışçasına şiddete ve belirsizliğe koşar adım gidiyor. Ve ben (yani hepimiz) endişeli bir ruh hali içinde bize anlatıldığı kadarıyla olanları yorumlamaya çalışıyoruz. Kulaktan kulağa yayılan korku dolu senaryolar yüzünden dar alanlarda, ses çıkarmadan, itiraz etmeden yaşıyoruz. Tam daha demokratik, daha barışçı, daha iyi koşullarda yaşayacağımızı düşünürken, her anlamda belirsizliğin içine düştük. Akan kan da, yitip giden canlar da, her geçen gün daha da grileşen ülke de bizim. Ben en çok tüm bu yaşananlar karşısında susmaktan utanıyorum… Ya siz?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın