Sabırlı Biri misiniz?

0

Sabır kelimesi bana çok uzak geliyor aslında.” Hemen,şimdi,şu an yapmalıyım.” diyenlerdenim ben. O an olması şart sanki! Ama hastalık gibi bu sabırsızlık, yerinde durmadan ilerliyor.
Kasada sıra beklerken, mağazada soyunma kabininin önünde “içerideki çıksa artık” diye söylenirken, trafikten bunalıp saçımı başımı yolma noktasına geldiğimde,lokantaya gittiğimde, sipariş vermek için garsonla göz göze gelmeyi başarıp siparişimin masama ulaşmasını beklerken, “Ben, ben değilim”. Demek ki, gerçekten “sabır eşiği” denen olgu var.
Bunu biraz da çalışma yaşamı ve evdeki sorumlulukların bireyin üzerinde yarattığı gerginliğe bağlıyorum.Teknolojideki gelişme de,insanı yüz yüze iletişimden kopardı. Artık insanlar birbiriyle konuşmayı,saygıyı ve doğal olarak da sabırlı olmayı unuttu.Tahammül,anlamını kaybeden sözcükler arasındaki yerini aldı.
Farkında mısınız kişisel gelişim eğitimlerinde,”empati” üzerinde en çok konuşulan başlık oldu.Bireyin sürekli öne çıkarıldığı, popüler tüketim kültürünün “siz özelsiniz” yönündeki baskısı, ötekinin haklarını,sağduyuyu ve sabırlı olmayı bizlere unutturdu. Aslında sabırlı olmak, bir erdem ve huzurlu yaşamanın anahtarıdır.
Kişisel olarak bakıldığında sabırsızlık, kontrolü daha çabuk kaybetmemize, fevri davranmamıza neden oluyor., Yanlış kararlar verme riski de artıyor.
Nasıl sabırlı olabiliriz;
• İlk önce durmayı öğrenerek.Savaşta değiliz,karşımızdaki insanlar düşman değil yani, saldırmaktan vazgeçebiliriz.
• Sakinleştikten sonra, düzenli nefes alarak rahatlamaya çalışabiliriz.
• Sabırsızlığımızı gösteren vücut hareketlerinden de kurtulamasak bile kontrollü davranabiliriz. Oflayıp,poflamayı bırakmak, vücudumuzu kasmaktan vazgeçmekten bahsediyoruz.
• Elimizde olmayan yani bizim dışımızda gelişen konularla ilgili olayı büyütmemek sabırlı olmayı sağlar.Hepimizin ihtiyacı,azıcık empati,bol saygı,ve içten bir gülümseme…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın