Neler Öğrenmedik ki Bu Seçim Sürecinde?

0

Öğrencilik yıllarından kalma “konu tekrarı yapmak” faydalı olduğuna inandığım bir alışkanlıktır. Dile olay tam dört ay süren yerel seçim süreci hepimize çok şey öğretti. Üstelik öğrendiklerimiz sadece siyasetin değil birçok bilim dalının alanına giriyor. Bu bilgilerin hafızalarda kalıcı olarak yer etmesine katkıda bulunmak isteriz.
Basitten başlayalım. Artık kısaltmaların açılımını yapmakta zorlanmıyoruz. HSYK, MİT, AYM, YSK, TİB hem açılımları hem de işlevleri açısından hepimizin fikir sahibi olduğu kurumlar haline geldi.

tv

Toplumun çok önemli bir kesimi medyanın sermayesi, çalışma ilkeleri ve yapılanması konusunda uzmanlaştı. Basında çalışanlar için köşe yazarı, muhabir gibi meslek gruplarına yandaş, candaş türünden sıfatlar eklenebileceği görüldü. Burada haber ajanslarının güvenilirliği de unutulmaması gereken bir nokta. Oyların sayılması aşamasında Anadolu Ajansı ile Cihan Haber Ajansı arasında kalan televizyonlarının durumu da üzerinde düşünülmesi gereken bir başlık. Haber ajanslarının tarafsız olması konusu zaten İletişim Fakültelerinde temel ders olarak verildiğinden bu konuda çok da tartışmaya gerek yok.

Toplum mühendisliği, algı yönetimi gibi kavramların gündelik kavgalarda bile liberal bir şekilde kullanılması yaygınlaştı. “Büyük resme bakmak” ve yaşananları yorumlarken “ bunu şöyle okumak lazım.” gibi afili kalıpları kullanmak çok havalı durdu.
Bilgisayarın açma kapama düğmesini bile kullanmayı beceremeyenlerin çok kısa sürede enikonu “alt düzey hacker” olarak eğitilebileceği ortaya çıktı. Twitter ve Youtube’dan uzak kalamama şeklinde yeni bir sendrom keşfedildi. Bu sendromun temelinde “tape bağımlılığı” yattığı tahmin ediliyor. VPN, DNS, Zenmate, gibi uygulamaların ne işe yaradığı konusunda dünya çapında sınav yapılsa Türklerin ortalamanın üstüne çıkacağını kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca bu süreçte Twitter yönetiminin Türkçe öğrenmek için harcadığı yoğun çaba övgüye değer. ( Twitter bu süreçte policy adresinden Türkçe mesajlar gönderdi.)

twitter1
Sanal alem konusuna girmişken, çok kısa sürede Twitter fenomeni olan bazı adresleri anmamak olmaz. “Fuatavni” kod adlı Twitter kullanıcısının az zamanda rekor takipçiye ulaşması ve kim olduğu konusundaki tartışmalar henüz sonuçlanmadı. Burada haset duyduğumuzu da saklamayacağız. Kentlikadın ‘ın Twitter hesabındaki “yavaş ama istikrarlı” ilerlemeye karşın bu 2-3 aylık hesapların birkaç yüz binlik takipçi edinmesini çok “kıskandık” .
Bir kültürün en önemli köşe taşlarından olan atasözleri de yeniden kıymete bindi. Özellikle “heybede daha çok turp var” çok prim yaptı. “Zamanlama manidar…” ise tarihte ilk defa bu kadar cömertçe kullanıldı.
Eskiden seçim dönemlerinde halkın büyük heyecanla beklediği liderler tartışmaları, yerini partilerin sözcüsü haline gelen gazetecilerin neredeyse hemen her akşam yaptıkları programlara bıraktı. Ekranlardan yansıyan ise tam anlamıyla bir horoz dövüşüydü.

kedi trafo
Seçim gecesi yaşananlar ise siyasi tarih dersine vaka analizi olmaya aday. 2014 yılında, sandıkların açılması, oyların sayılması ve sonuçların kitlelere ulaşmasının önündeki engelin elektrik kesintisi olduğunu açıklamaya hiçbir mazeret bulunamazdı… Ama burası Türkiye… Seçimler 30 Mart’ta yapıldı ve trafolarda gezen kediler olağan şüpheli ilan edildi.
Sivil örgütlenmeler de tarihe düşürülmesi gereken konulardan biri. Çok kısa sürede örgütlenebilen İstanbul’da 25 bin gönüllüyle sandıklara sahip çıkan “oy ve ötesi” hareketi övgüye değer bir iş başardı. Ve yaptıkları işin önemi, seçimlerin üzerinden 4 gün geçmesine rağmen sonuçlar konusunda yaşanan tartışmalarla ortaya çıktı.
Neyse, çok değil 4 ay sonra en azından bir seçim sınavına daha gireceğiz. Bu tecrübeler kulağımızın bir köşesinde kalsın. İhtiyaç halinde kullanırız…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın