Maceraya Atılmanın Yaş Sınırı Var mıdır?

0

Her şeyin bir yaşı var derler doğru mu? Okula başlamak, ehliyet almak, anne olmak, kariyer planlaması yapmak eninde sonunda nüfus kâğıdındaki doğum tarihi ile değerlendirilir. Bu aşamalardan geçerken en ufak bir rakamsal şaşma kaygıyla karşılanır.
Ya yeni bir maceraya atılmak? Bunun da bir yaş sınırlaması var mıdır? Yirmili yaşlarda yaşama bir yön vermek insanı korkutmaz. Bilinmeze karşı verilecek savaş insanın cesaretini arttırır. Ceplerinin boş olması, dışarıda seni bekleyen tehlikeler gözünü korkutmaz. Son tahlilde önünde seni bekleyen kocaman bir ömür vardır.

macera1

Ne zamanki kurumsal yapıya paçanı kaptırırsın işte o zaman ipler elinden kaymaya başlar. İş güvencesinin dayanılmaz cazibesi, kariyerde basamakları üçer beşer atlama hevesi, üstüne bir de aile kurup kök salma heyecanı otuzlu yaşlarda insanı esir almaya başlar. Yine de istersen her şeyi değiştirebilecek gücün olduğuna inanırsın. Ama durduk yerde risk almaya da ihtiyaç duymazsın. Hem gerçeğin soğuk yüzü, hayallerin üstünü kaplamıştır. Artık sorumlu bir bireysin.
Zorunluluklar, sorumluluklar ve rekabetin kamçıladığı bu dönemde yaşamı sorgulamaya ne zamanın vardır ne de halin. Ödenecek taksitler, bertaraf edilecek rakipler, kazanılacak sosyal statü eğer çocuğun varsa yazdırılacak başarı öyküsü yeterince yıpratıcıdır.

macera2

Kırklı yaşlar aydınlanmayla korkunun kol kola girdiği zamanlardır. Yaşam saatinin başına buyruk koşuşturduğunu hissedersin. Sistem tarafından her anlamda kuşatıldığını anlar, isyan edersin. Kimileri son kalan cesaret kırıntılarını bu devrede kullanır. “Başka bir şey benim istediğim…” şarkısına eşlik edercesine yel değirmenlerine karşı savaş açar. Yine de sınırlı sorumlu bir savaştır bu. Kimse son barutunu harcamaya yanaşmaz.
Değişmeyi, değiştirmeyi isteyip de bundan ölesiye korkanlar ise “mutlu mesut” bir emeklilik hayaliyle avunurlar. Macerayı beyaz perdede izlemekten zevk alıp evinin penceresinden içeri bile sokmazlar. Hem bahane aramaya da ihtiyaçları yoktur. Hangi işi yapıyorsa yapsın “ vaat edilen” günler yakındadır. Bakmakla yükümlü oldukları için de “sabrediyor olmak” fazlasıyla erdemli bir davranış değil midir? Peki, aynada kendin ile göz göze geldiğinde aynı mazeretler işe yarıyor mu?

macera4

Ellili yaşlar kapıyı çaldığında “son trenin kalktığı peronu” arama telaşı başlıyor. Artık ne gözü kapalı maceraya atılabilecek yaşta ne de “keşke” deme lüksüne sahipsindir. Kafanda iki ayrı şarkı, aynı anda çalar. ”Gidelim buralardan…” ve “gitme kal bu şehirde…” Hangi melodi ağır basarsa bassın aklın hep diğerinde kalır…
Sahi maceraya atılmak için bir yaş sınırı var mıdır?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın