Kentli, Evli ve Dertli

0

İlk önce sizi kutlarım. Neden mi? İki nedeni var.
•Bu devirde evlenilecek bir adam bulduğunuz (en azından şimdilik öyle olduğunu düşünüyorsunuz) için,
•Kendi ayakları üzerinde duran biri olarak evliliğe cesaret ettiğiniz için.

Her şey evlilik kararı işe başlar.

Zaten karar vermenin çok zor olduğu bir konuda herkesin bir yorumu olduğundan sürekli şüphede kalırsınız. Aileniz zaten hep evlenmenizi istemiştir, çok sorun yaşamazsınız. Onların tek kaygısı mutlu olmanızdır. Arkadaşlarınız farklı farklı yorumlar yapacaktır; kimi O’nun sevmediği özelliklerine vurgu yaparak uygun kişi olmadığını, kimi O’nu zaten sevdiği için doğru kişi olduğunu, kimi de mesleğini vb. özelliklerini söyleyerek …
Ama siz kararlısınız. Düşünmeye çok gerek yok. O adamı seviyorsunuz ve evleneceksiniz.
Hoşgeldiniz evlilik öncesi karmaşaya.
Siz 2 kişilik bir hayat kurma kararı aldığınızı düşünüyorsunuz değil mi? Yanıldınız. Artık en az 2 ailelik bir hayatınız var. Çünkü onlar da sizi büyütürken kurdukları hayalleri gerçekleşsin istiyor. Siz nişan vb. zahmetlere girişmeden sadece bir nikah yapıp arkadaşlarınızla eğlenmenin evlilik için yeterli olduğunu düşünmüş ve bunu daha çağdaş kabul etmiş olabilirsiniz. Önce sizinkiler, “Ama adettir, bir nişan yapılır. Hiç olmazsa aile arasında.” der. ” Sonra O’nun ailesi -ve tabi bu aile genellikle sizin kayınvalideniz olan anne demektir- “Bir tanecik oğlumuz var düğün yapmayacak mıyız?” demeye başlar. Siz zaten iş koşturmacası ve diğer hayat mücadelesinde boğulmaya devam ederken onlara yeni ve uğraşılacak bir gündem olmuştur.

Sorular, sorunlar ve istekler bitmez:
•Nişan nasıl olacak?
•Ne giyeceksin? Şöyle alımlı bir şey olsun…
•Nişana kimler gelecek?
•Düğün nasıl olacak? Yemekli olsun…
•Gelinlik giyilecek! Gösterişli olsun…
•Düğüne kimler gelecek? Onların taraf o kadar kişi ise biz de şu kadar kişi çağıralım…
•Davetiye nasıl olsun?

Siz böyle bir dünyanın olduğunu bilmediğinizi ve bu işin çok zor olduğunu düşünmeye başlarsınız. Şansınız varsa evleneceğiniz kişi sizinle aynı şekilde hareket ediyordur. O farklı düşünüyorsa veya umursamaz biri çıktıysa! İşte şimdi ilk depresyon belirtileri ve ilk “Acaba doğru kişi mi?” diye düşünmeye başlama zamanı. Aramıza hoş geldiniz!

Siz yeni bir ev kurmanın heyecanını yaşarken, oranın yuvanız olacağını düşünürken,sorunların sadece yukarıdakilerle sınırlı olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Mobilyalarınızın nasıl olacağı onların da merak konusu… Sorular, sorunlar ve istekler devam eder:
•Mobilyalar ne renk olacak? Koyu renk olsun, ağır durur.
•Set üstü fırın değil fırınlı ocak olsun. O fırının yemekleri daha güzel oluyor.
•Sadece basit tül de nedir? Gösterişli perdeler sarksın köşelerden.
•1+1 ev mi? O da ne? Demek ki misafir (bizi) istemiyorsunuz.
•Bu koltuklar da neyin nesi? Hep kaykılarak oturuluyor. Tamam rahat olabilir ama…
•O marka da neymiş, hiç duymadık, adi olabilir!

Tüm bunların arasında bir süredir zaten birlikte yaşadığınız adamla evlenerek daha da güzel bir hayatınızın olacağını var sayarken, aslında O’nu görememeye başladığınızı, konuşurken sürekli tartıştığınızı, onun bunları hiç dert etmediği için uzak kaldığını görüp üzüleceksiniz.

Ama siz hep başarı odaklı bir kentli kadınsınız, bu iş de sizin için bir proje ve kararınızdan geri dönmeyecek, o evlilik yapılacaktır.

Su-Nisan 2013-İstanbul

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın