Herşeyi Sevmek Zorunda Değilsiniz

0

 

Nefret gündelik yaşamımda pek kullandığım bir sözcük değildir. Yersiz kullanıldığında haddini aşan bir anlam kazanır. Ama bazı durumlar var ki; onları tanımlarken “hoşlanmamak”, ya da “sevmemek” yeterli olmuyor ne yazık ki… Başıma gelen bazı şeyleri anlatırken “nefret ediyorum” sözleri elimde olmadan ağzımdan kaçıveriyor. Neler mi?
*Evin ihtiyaçları hiç bitmez. Liste yapıp alışverişe gidersiniz, her zaman planladığınızdan daha fazlasını alırsınız. Buraya kadar sorun yok. Eve dönüp malzemeleri yerleştirirken, mutlaka almak zorunda olduğunuz bir şeyi unuttuğunuzu anladığınız an var ya, işte ondan nefret ediyorum.

yorgun10

*Kadınlar bu yazacaklarıma hak verecektir. Aileniz için yemek pişirirsiniz. Sebzesi, eti, salatası, tatlısı her şeyi . Aman iyi beslensinler sağlıklı olsunlar dersiniz. Sonuç, eşiniz pek cesaret edemese de, çocukların “ ben onu yemem, bunu sevmem, bana yumurta yap…” şeklindeki miyavlamaları olduğunda bir üst maddede yazdığım duyguyu tüm hücrelerimde hissediyorum.
*Uykunun en tatlı anında tuvalete gitme ihtiyacına ne buyurulur? Tabii bir de henüz tuvalet eğitimini tamamlayamamış çocuğunuz varsa onu kontrol etme zorunluluğu var. Gecikip yaşanan kaza sonrası yatağı eski haline getirmek de, listeye eklenebilir.
*Arkadaşlarınızla sohbet ediyorsunuz, konu derin, sözcükleri seçerek, olabildiğince net anlatıyorsunuz. O ana kadar sohbete ilgisiz kalan biri ya da ortama sonradan katılan bir arkadaşınız, olup biteni yeniden anlatmanızı istiyor. İçimdeki ses “ bana ne burada olsaydın, ikinci baskı yapamam.” diye çığlık atıyor. Doğru tepki bu olmuyor doğal olarak.

Child refusing food

*Araba kullanırken beni sıkıştıran ya da yeşil ışık çalar çalmaz arkadan kornaya basanlar da listede olmayı hakediyor.
*Ağlamaktan nefret ediyorum. Özellikle de etrafımda birileri varken gözyaşı dökmek kadar iğrenç bir şey olamaz. Ama ne yazık ki, ben genellikle haklıyken, suçlu, hatalı duruma düştüğümde, kendimi savunamam ve ağlarım. Ardından insanların sorularına cevap vermek, şişen gözler için gerekçe bulmak ve çaresiz hissetmek çok rahatsız edici.

*Evde olup tembellik yapmayı isterken, sırf ayıp olmasın diye, sosyal ortamlarda boy göstermek zorunda kalmak da ayrı bir dert. Gitmeseniz olmaz, ama o ortama ait olmadığınızı bildiğiniz halde orada bulunmaktan nefret ediyorum.

yorgun9

*Yolunda gitmeyen işlerle ilgili olarak insanlara açıklama yapmak mecburiyetinden de hiç haz etmem. Çünkü konuyla ilgisi olsun olmasın, herkesin her konuda söyleyecek sözü, verecek aklı var.

*Birbirini tanımayan ya da çok ayrı kategorilerde olan insanlarla aynı masada oturmak zorunda kalmak ayrı bir dert, bu ortamlarda masadan kalkamamak beni deli ediyor.

Listeye eklenebilecek daha çok başlık olabilir. Bunlar ilk aklıma gelenler. Sizin “nefret” listeniz umarım daha kısadır…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın