Hayvan Sevgisinde –mış Gibi Yapmak…

0

Hayvan sever ve hayvan hakları savunucularının neyi savunduklarını tam olarak anlayabilmiş değilim. Galiba bazıları kısırlaştırarak doğal seleksiyonla sokak hayvanlarından kurtulma planına ‘’hak’’ temelinde karşı çıkıyor. Aman sakın hemen çullanmayın üstüme! Ben de zehirleme, kamyonlara doldurup kent dışında toplu imha ve-vb gibi vahşi “nazi” uygulamalarına sonuna kadar ve koşulsuz karşıyım. Önüme çıkanları da (sokak hayvanı) boyut ve tavır itibarıyla beni ürkütmezlerse “Allah rızası” için seviyorum, elimden gelirse doyurup, susuzluklarını da gideriyorum. Yani hayvan sever arkadaşlar kadar sorumluluk alıp elimi taşın altına koymasam da, fena değilim bu anlamda.

sokakköp2
Fakat kendilerini bu işe adamış görünen, hayvanları kimsenin kendilerinden çok sevmeyeceğini varsayanları (hayvan severler) biraz eksik bulduğumu itiraf etmeliyim. (Sokaktan hayvan toplayıp kısırlaştırma operasyonuna götüren eş-dost hariç, onlara minnettarım.) Demek ki bu iş barınaklara yemek vermek, kapının önüne bu tas su koymakla filan olmuyor, olmayacak.
Daha etkili kampanyalar düzenlemek, daha çok öz varlığını bu hayvanlara vermek gerekiyor anlaşılan. Nihayetinde bu “arkadaşlar” son sürat üremeyi sürdürüyor ve Ankara dahil bütün kentlerde sokaklarda yürümeniz, kentin ortak alanlarını kullanmanız sokak köpeklerinin iznine bağlanmış görünüyor. Resmen sokaklarda raconu onlar kesiyor. “Abiler” izin vermezse, zinhar bir adım daha atamıyorsun. Çevreniz bazen 10-15 köpekle sarılınca teslim olmak, hatta ruhunu teslim etmek kaçınılmaz hale geliyor.

sokakköp1
Korkmak da bir yana, insan acımaktan yaşayamayacak hale geliyor. Yok, öyle değil diyen varsa gelsin, kışın geçici yerleşim bölgeleri, yani yazlıkların olduğu köy ve koyları ‘’terk edilmiş batı kasabasına’’ dönüşen Bodrum’a bir göz atsın o vakit. Göz göze geldiğin an arkana takılan, bir daha da peşini bırakmayan, doyarım umuduyla ardın sıra gezen bir ordu söz konusu. Önüne sokak hayvanı çıktığında her türlü sevgi gösterisini Almanya’dan amcası gelmiş gibi biraz da abartarak yapan sevgili hayvan severler bilmeli ki; kışın sayfiye yerlerinde bir “hayvan katliamı” yaşanır. Kemikleri fırlamış kedi ve köpekler, insan nefesinin olduğu yerde doyma operasyonları yapmakta bu amaçla açık buldukları her kapıdan içeri sızmak, nefes alınıp verilen evlerin paspaslarına yatmak, dolu evlerin bulunduğu bölgelerdeki koca çöp varillerini devirmek gibi türlü ortak operasyona imza atmaktadır.
Siyasetçisinden imamına, polisinden savcısına kadar herkesin operasyonel nitelik kazandığı “yalnız ve gariban” ülkemde, sokak hayvanları da kendi çaplarında nefs savunması içinde görünmektedirler.

sokakköp
En son dün sabah sokağa çıktığımda bizim hane tarafından doldurulmuş olan çöp varilini yerde, 1 haftalık çöpümüzün tümünü de çevrede yayılmış halde buldum.
Elime torba takıp, gecikmiş askerliğimin tümüne yetecek mıntıka temizliğini 15 dakika içinde yaparken, “ sokak hayvanları kısırlaştırılmasın onların da hakları var!” diye bağrışan, bunu savunmuyorsa da bir tek sokak hayvanını alıp veterinere götürüp kısırlaştırmayan, bunun için para ayırmayan, bütün sözde hayvan severlerin hatırını saydım. Hepsini tek tek, özenle andım.
Operasyonun bana kazandırdığı tek şey, bulaşık sırasında yanlışlıkla çöpe attığımız çatalı bulmak oldu. Takım bozulmadı hiç değilse

Dilek Akerdem Kocabaş Bodrum 2014

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın