Cevapsız Sorulara Hazır mısınız?

0

Hepimizin başına gelen bir durumdan bahsediyorum. Özellikle de eğitimi tamamlayıp gerçek hayatla tanışmanın getirdiği şaşkınlık, korkaklık ve sarhoşlukla baş etmeye çalışırken birileri karşınıza çıkıp o beklenmedik vuruşu yapar. İlkinde darbeyi yersiniz, ama sonrakilere karşı hazırlıklı olmak gerektiğini de anlarsınız. Nedir? Biraz felsefe, biraz mantık en çok da merak içeren sorgulamalardan bahsediyorum.
1-Yaşamını nasıl sürdüreceksin? İnsana bu soru, ya yeni bir şeye heves edip adım atma noktasında ya da bir şeylere son vermeye karar verdiğinde yöneltilir. Kendi adıma, bu sorunun iyi niyet barındırdığından emin olmadığımı söylemeliyim. “Aba altından sopa gösterme” yaklaşımı hissettirir bana. Ki bu soru daha çok kendini sizden daha yukarıda görenler (ebeveynler, sizden yaşça ya da kariyer açısından üstte olanlar) tarafından dillendirilir. “Ben böyle iyiyim, henüz bakınıyorum” türünden yanıtlar küçümseyen bakışlara neden olur. Sizden beklenen somut planlardır. Ama siz bile ne olacağını bilmiyorsunuz ki…

plan7

2-Ne zaman evleneceksin? “Bilemedim şimdi. Siz ne zaman uygun görürseniz” demek var. Ama çok amatör bir tavır olur. Kim böyle bir şey için plan program yapabilir ki? Aile kurmak için önce müstakbel bir eş, onun evlenme niyeti, ekonomik göstergeler, beklentilerin uyumu gibi koşulları öne sürebilirsiniz. Ya da “iyiler kapılmış, ikinci üçüncü tura dönmeye hazırlananları bekliyorum.” da akıllıca bir yanıt olabilir. Hadi ama itiraf edin, yatağa uzandığınızda, siz de kendinize ne zaman evleneceksin diye sormuyor musunuz?

evlilik11

3-Neden bu kadar borç yaptın? Bu soruyu, ancak bu evrende yaşamayan biri sorar diye düşünürsünüz, ama ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünüzü anlattığınız herkes, kendisinde bu hakkı görür. Oturup küresel krizin, bireysel boyuta yansıması tartışılabilir, ya da tüketim toplumunun olmazsa olmazlarını karşılayabilmek uğruna yapılan harcamalar savunulabilir. Hatta elinize geçen paranın, yaşamı idame ettirmeye yetmediğini matematiksel olarak da kanıtlayabilirsiniz. Karşı tarafın endişeleri de anlaşılabilir. Ekonomik dar boğazın verdiği sıkıntıyı anlattıktan sonra, borç istemeyeceğinizin garantisi yok elbette. O nedenle bu soruyu, mimik ve jestlerle geçiştirmek herkes açısından en hayırlısı.

stk108565cor

4-Ne zaman çocuk yapacaksın? Durum o kadar da değil. Belki çocuk sahibi olmak istemiyorum. Çocuklara tahammülüm olmayabilir. Veya ideolojim şimdilik çocuk yetiştirmeye karşı çıkıyordur. Geleceğe (her anlamda; ilişki, sağlık, ekonomi, basiret) güvenle bakamıyorumdur. Olur ya, kendime güvenmiyorumdur ya da ben daha büyümemişimdir. Bir de, eşimin bu konuda ne düşündüğünü dinlemek lazım. Çocuk yapmak için iki kişi gerekiyor değil mi?

5-Beni neden sevmiyorsun? İşte en zor soru bu. Önce işin felsefesine bakmak gerekiyor. Birini sevmek ya da sevmemek gibi bir tercih yok. Sevmenin somut bir nedeni olmayabilir. Beğeni için mantıklı gerekçeler sıralanabilir. Ama iş sevgiye geldiğinde durum farklıdır. ”Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir.” Öyleyse tersi de geçerli. Sevmiyorum o kadar. Biraz sert oldu kabul ediyorum. Ama böyle soru sorulmaz ki. Veya soruyorsan, karşındakinden cevap vermesini beklemek insafsızlık olmaz mı?

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.