Evliliğiniz Kafesiniz Olmasın

0

Evlilik, hayatın hem acı hem tatlı anlarını barındırıyor. Ama bir o kadar da zor, söz konusu ikili ilişkiler olunca iletişim en önemli noktasında duruyor.
Psikolog John Gottman 35 yıldan fazla bir zaman diliminde binlerce çift üzerinde yaptığı araştırmalarda, “mahşerin dört atlısı” adı verilen davranışlar bir araya geldiğinde % 91 oranında boşanma gerçekleştiğini söylüyor. Bu davranışlar; aşağılama ve hor görme, savunma yapma,eleştirme ve araya duvar örme olarak biliniyor.
Evliliğinizdeki sorunlar ciddiyse ve çözmeyi faydasız görüp konuşmadan kendi başınıza çözmeye çalışıyorsanız herkes kendi hayatını yaşamaya başlar. Arkasından yalnızlık baş gösterir.

kavga1

Tartışmanın olmadığı bir evlilik düşünmek anlamsız, ama can alıcı yeri iletişimi nasıl kurduğunuz; bağırarak, susarak, çıkıp giderek, arkanızı dönerek….Bilerek ya da farkında olmadan yapılan bazı hareketler de tartışmayı alevlendiriyor. Konuşmaya sert bir şekilde başlamak tansiyonu yükseltiyor, eleştiri ve hor görme şekline dönüyor. En iyisi sakinleşip devam etmek, vücut aşırı uyarıldığında kan basıncı artıyor, adrenalin salgılanınca vücut kendisini korumak için “savaş ya da kaç” uyarısı veriyor. Kişi kendisini tehlikede hissediyor, kendisini ısırmak için koşan köpek ya da kendisine küçümser tavırla konuşan eşine aynı tepkiyi veriyor. İletişim kanallarının kapatıldığı nokta da burası işte.
Kadınların ilişkilerdeki problemlerde daha çözüm odaklı olduğu, ancak tarzlarında olumsuzluk varsa, bunun erkeklerde savunma mekanizması olarak duvar örmesine neden olduğu görülüyor. Aslında erkek uzaklaşmış oluyor.
Üstelik cinsel hayatınız da darbe alıyor, kavga eden çiftler aynı yatakta yatmayı bile istemiyor. Yatak odası özel bir alan, burada tartışmaktan kaçının.

kavga

Tartışmaların sonunda “anlaşmak” şart değil, ama “anlayışlı olmak” gerekiyor. Çözüme varamıyorsanız mola alınabilir, uygun bir zamanda daha yumuşak bir başlangıç ile tekrar konuşmak daha mantıklı oluyor. Sürekli aynı konuyu gündeme getirmek ya da konuyu saptırmaktan kaçınmalısınız.
Hem kavga etmenin de bir yolu var. Suçlayıp “sen” diye lafa başlamadan “ben böyle anladım” demek çok zor olmasa gerek. Kendimize düşen durumların sorumluluğunu kabul etmek ve karşı tarafın hakkını teslim etmeyi başarabilmek ilişkinin geleceği açısından gerekiyor.
İlişkinizi toparlayacak noktalar da var; iyimser bir bakış açısı hiç fena olmaz. Eşinizi gerçekten dinleyin, konunun derinliğini anlamaya çalışın. Duygularınızı anlatırken “ben” dilini kullanmaya özen gösterin. Onun zayıf değil de güçlü taraflarına odaklanın, onu güçlü görmeniz gözünüzde değerini arttırır.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın