Ellerim Çıkardı Beni Düştüğüm Kuyulardan…

0

Dün iç çekişlerimin arasında kucağımda güçsüz duran ellerime bakıyordum. Senelerce nefret ettim onlardan. Uzandıklarından, yazdıklarından, tuttuklarından ve tutamadıklarından nefret ettim. Dün yine kızdım onlara, yine olmayacak bir hikayeye yeltenmişler, yine beni korkak ve ürkek bırakmışlardı tek başıma.
Dün gözümden akan yaşlara sinirlendim tekrar tekrar. Oluk oluk akarlarken aynaya bile bakamadım. Eskiden ağlarken aynaya bakar, yüzümdeki acıyı görünce daha da katılırdım. O kızmak istediğim ellerimle gözlerimi yuvalarından çıkarmak istedim. Ellerim sakince sildi onları. Ellerim şefkat gösterdi gözlerime. Yaşlarımı silme bahanesiyle okşadılar acıdan kat kat olmuş yüzümü.

shutterstock_143216395
Dün lanet okudum yine yeni yeniden kendisini ona vermiş kalbime. O suçlu ellerim kalbimin hemen üstünde kenetlendiler. Dudaklarım titriyordu belki, ama ellerim, benim zannettiğimden daha güçlüydü işte. Tekrar uçup ona kaçmak isteyen kalbimi tutuyorlardı kendi kafesinde.
Hayatımda ilk defa bir erkek için bütün dünyayı karşıma almaya hazırdım. Dün değil aylar önce hissetmiştim onunla olmak için nelerden vazgeçebileceğimi. Kendimden vazgeçmeyi ise hiç düşünmedim. Kendinden vazgeçen bir insan kimin kalbiyle sever, kimin elleriyle tutar ki?
Aylar önce beni bırakıp gittiğinde, sevgisini sorgulamıştım. Kendimi değersizlik ve yetersizlik kuyusuna batırmış, bir ton suç bindirmiştim omuzlarıma. Dün o beni bilmem kaçıncı kere görmezden gelirken, beni ne kadar çok sevdiğini biliyordum. Sorun da buydu işte, benden daha fazla sevdiği hiç kimse yoktu hayatında; hiçbir kadını benim kadar çok istememişti yanında; ve küçük bir çocuğun en sevdiği oyuncağına yaptığı gibi sek sek oynuyordu kalbimle mermer kaplı bir odada. Bir erkek en çok değer verdiği şeyi koruyup kollamayı bilmiyorsa…
Dün son kez kızdım ellerime, gözlerime, kalbime. Sevmek ne zaman suç oldu ki benim dünyamda? Ne güzel sevdiler onlar, sevilmeyi bilmeyen bir adamı…
insan eli

Bu sabah uyandığımda gözümde yaşlar vardı yine, kalbim belki belki belki diye atıyordu bütün umuduyla. “Belki iyileşir sevdiğimiz adam” diyordu bana, “belki iyileşir ve geri döner bize”. Ellerim reddetti onu beklemeyi, ellerim bana yapılacaklar listeleri hazırladı. Gözlerim ve kalbim unutsa da ellerim hatırlıyordu işte bütün yaşadıklarımızı.
Senelerce boşuna nefret ettim ellerimden; senelerce ellerim çıkardı beni düştüğüm bütün kuyulardan.

Elif-İstanbul-2013

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın