“ Dünyada Sadece Yemek ve Sevgi Önemlidir…”

0

Bu cümle bana ait değil. Tesadüfen izlediğim bir televizyon programından alıntı yaptım. “Two Greedy İtalians” adlı programda 70 yaş üstü İtalyan kökenli 2 Amerikalı yemek üstadı anavatanlarının yemeklerini anlatıyor. Hem de İtalya’yı köşe bucak gezip birbirleriyle tatlı sert şakalaşarak. Ancak son izlediğim programda aile kavramına vurgu yapıp Rimini’deki bir tür rehabilitasyon merkezini getirdiler ekranlara.

Trento
Büyük kentlerden uzakta kurulmuş yerleşkede yaklaşık iki bin insan yaşıyor. Üzüm bağları arasında kurulu tesis, evsizlere, uyuşturucu bağımlılarına, AİDS hastalarına ya da toplum dışı kalmış bireylere ev sahipliği yapıyor. Bu insanların barınma ve sağlık sorunları çözülmüş ayrıca yerleşke içinde kurulmuş tesiste iş öğrenme imkânı yaratılmış… Ne üretiyorlar biliyor musunuz? İtalya’nın geleneksel lezzetlerini. Onlarca çeşit makarna, farklı tatlarda peynirler, şarap, sosis, salam, yani aklınıza İtalya deyince gelen her türlü malzeme…
Aslında amaç meslek sahibi yapmak değil. Sadece toplumun dışladığı bu insanlara hak ettikleri değeri vermek, emek harcayarak bir şey üretmek ve kocaman bir aile içinde yaşıyor olmanın güven duygusunu hissettirmek.
Bu merkeze gelenler ilk başlarda kaygılarıyla baş etmekte çok zorlanmışlar. Ama üretim sürecinin adımlarını birebir yaşadıklarında; bazı peynirlerin olgunlaşma süresi 6-7 ayı bulabiliyor ya da şarabın tavını bulması birkaç yıl sürebiliyor, hayatı da farklı algılamaya başlıyorlar.

peynir san
Programda yer alan bir zamanlar uyuşturucu bağımlısı olan 23 yaşındaki genç adam, bu merkeze geldikten bir yıl sonra insanlarla iletişim kurmak için ille de ilaç kullanması gerekmediğini anlatıyor. “Bir yılda bu noktaya geldiysem, dördüncü yılın sonunda kendi ailem için peynir yapabilirim…” diyor. Bu merkezde bireyler 4 yıl kalabiliyor.
Caseificio

Yerleşkenin belki de en vurucu noktası herkesin akşam yemeğini aynı mekânda yemesi ve bu yerin isminin yemekhane, kantin değil de yemek odası olması. Hani Batı dünyasında giderek yok olduğu iddia edilen “aile” kavramına nazire kıvamında. Aynı masa etrafında tecrübelerin, hayal kırıklıkların ve umutların paylaşıldığı bir yemek masası…
Doğal olarak kıskandım. Kıskandım çünkü biz, ya sorunları göz ardı edip çözümü “devletten “ bekliyoruz, ya da pansuman tedbirlerle bi sorunlara çare arıyoruz.
Programda duyduğum bir cümle beni çok etkiledi. “Anneler sevgilerini yemek yaparak gösterir.” Dünyada sadece yemek ve sevgi önemlidir… Yoksa değil midir?

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.