Dijital Esaretin Sınırları

0

Dikkat artık hepimiz tutsağız. Üstelik bir çoğumuz da bu tutsaklığa gönüllü katıldık. Cepte, çantada taşınması öngörülen, hayatı kolaylaştırması planlanan bu sihirli aletler bir anda elimize yapıştı bizi dijital aleme hapsetti. Üçüncü kol mu dersiniz, üçüncü göz mü bilemem. Bildiğim tek şey artık cep telefonu olmadan nefes bile alamıyoruz. Konumumuz, kimliğimiz ne olursa olsun sanki “bizi arayacaklar ve dünyayı kurtarmamız” istenecekmiş gibi gözümüzü o minik ekrandan ayıramıyoruz.
Bazen benim bahanem “Oğlum neredeyse tüm gün evden uzakta geçiriyor, aradığı zaman beni bulabilmeli” ya da “Yaşlılarımız var, ne olur ne olmaz” oluyor. Yine de tüm gün mesajlaşmak, fırsatını buldukça Instagram,Twitter ya da Facebook’a bağlanmaktan geri kalmıyorum. Anında her şeye ulaşabilmek bir tuş uzaklığında nasılsa.

Man and woman writing sms

Arkadaşlarımızla bir masa etrafında toplandığımızda ilk hareketi gözünüzün önüne getirin. Herkes telefonunu masa üzerinde kendisinin rahatça görebileceği bir noktaya yerleştiriyor. Önceleri bir güç gösterisi gibi yaşandıysa da, artık insanlar bunu refleks olarak yapıyor.
Telefon çaldığında, mesaj geldiğinde, etrafta çok önemli bir konu konuşuluyor olsa bile, dikkatimiz kolaylıkla dijitale kayabiliyor. Yanınızda sevgiliniz eşiniz olabilir. Veya bir dostunuz dertleşmek istiyor olabilir. Lütfen telefonunuza bakmaya kısa bir süre ara verin. İletişimin en güzeli doğrudan yapılanı değil mi?
Bir de “selfie” modası var ki, telefonlarımızla kendimizi çekmeden duramıyoruz. Ben de yapıyorum itiraf edeyim ama komik durduğunu da kabul ediyorum. Çek ve anında yükle, kaç beğeni gelmiş hemen akıllı telefonundan bak…

Brazil Rock in Rio

Yine de hayatımızın her döneminde modern haberleşme teknolojilerinin ne kadar işe yaradığını görüyoruz. Son aylarda ülkemizde yaşanan bir çok olayda kendimizi ifade etmek, haber almak, başkasının ne düşündüğünü öğrenmek ve karşı çıkmak için ellerimiz tuşlardan, gözlerimiz de ekranlardan ayrılamadı. Aynı anda birden fazla insana ulaşabilmenin lüksünü yaşadık. Gerçek dünyanın bekası için sanal alemin araçlarını kullandık. Bu tür zamanlarda kurtarıcı görevi gördüğünü inkar edemeyiz. Ne kadar iletişim düşmanı olsa da, bir o kadar da birleştirici oluyor.
Haydi, kabul edelim, dijital esaret hepimizin çok hoşuna gidiyor. Doğrudan iletişime methiyeler düzen ben bile, sabah uyandığımda ilk iş olarak telefonumu kontrol ediyorum. Aman gece uyurken önemli bir şeyi kaçırmış olmayayım.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın