Çeken Bilir! Migren Ağrısı Çekenlere Bunları Söylemeyin…

0

Migren, özellikle kadın sohbetlerinin değişmez konusudur. Bir araya gelen kadınlar önce havadan, kışın bir türlü gelmediğinden bir de hain Lodos ’un neden olduğu baş ağrısından bahsederler. Bu konuşmanın varacağı nokta o korkulu tespittir; migren! İtiraf etmeliyim ki ben “migren” denilen hastalıkla tanışmadım. Ama bu ağrıyla baş etmeye çalışan çok insan tanıdım. Migrenle kıvranan bu insanlar, bir de iyi niyetle verilen tavsiyeleri bertaraf etmek zorunda kalırlar. Tıpkı her rahatsızlık ya da hastalık da olduğu gibi herkes aklına gelen tüm fikirleri ortaya koyar…
Mesela derler ki;
“Aslında hiç de hasta görünmüyorsun.” Evet gripte olduğu gibi öksürük, hapşırık, göz kızarıklığı, ses kısıklığı gözlenmiyor. Çünkü migren bir ağrı, bunu çeken bilir. Üstüne bir de dışarıdan hasta görünüp görünmediği yorumlarına cevap vermek zorunluluğu dengeyi bozar.

migren1
“Acaba bu baş ağrın biraz psikolojik mi?” Tıp bilimi migren konusunda çalışmalarını hala sürdürüyor. Ve migren evrensel olarak en büyük ağrılar arasında sınıflandırılıyor. Şimdi migrenden muzdarip birine ağrısının psikolojik olup olmadığını sormak çok adil bir davranış gibi gelmedi bana…

migren illustrasyon
“Benim de başım ağrıyor zaman zaman…” İşte bu cümle migren ağrısı çeken kişiyi katil eder. Mutlaka herkesin başının ağrıdığı dönemler olmuştur. Ancak migren denilen bela, nörolojik bir hastalık olup, insanı 3 gün boyunca canından bezdirebilirmiş. Hatta bu ağrının yanında kusma, ışığa ve ses karşı hassasiyet gelişebilir. Ve bazı insanlar ne yazık ki, bu hastalıkla ömür boyu yaşamak zorunda kalabilir.
“Sen her şeyi kafaya takıyorsun…” Doğrudur, sıkıntı ve stresin migreni tetiklediği biliniyor. Ancak migren, bu sıkıntılarla baş etmenize engel değilmiş.
Bir de katili bulmaya azmetmiş müfettişler vardır. “Acaba alkol mü tetikledi? Yok, çikolata sana yaramıyor! Proteini fazla kaçırmış olabilir misin?” Televizyon programlarından diploma alan tüm doktorlara duyurulur; migren, ya genetik kodlamadan ya da bahtsızlıktan kaynaklanabilir… Ve emin olun, migren ağrısını çekenler sizin ortaya attığınız bu görüşleri aylar yıllar önce gözden geçirmiştir.
“Sinüzit olabilir misin?” Keşke öyle olsaydı… Ama mümkün değil. Çünkü sinüzit olduğunuzda önce kendinizi hasta hissedersiniz ardından baş ağrısı gelir. Migren öyle mi?
Migren kadın sorunu olarak algılanır. Çok yanlış sayılmaz. Çünkü kadınlar, erkeklere göre üç kat daha fazla bu sorunla baş etmek zorunda.

Aaksamdan kalma
Herkesin bir tanıdığı, akrabası, arkadaşının migren konusunda denediği ve işe yaradığını tescil ettiği bir yöntem vardır. Ya defneyaprağına limon sıkıp tarçınla kaynatmışlardır ya da biyoenerji uzmanına gitmişlerdir. Ama inanın, ağrı çeken bir insan sadece kibarlığından sizi dinler gibi yapıyordur…
“Acaba susuz mu kaldın?” Su gerçekten yaşamsal bir sıvı. Hatta migren ataklarının sıklığını azaltabilir. Ancak bu migreni geçirir anlamına gelmez.
Bu örnekler daha artırılabilir. Ne yazık ki bu çabaların migrene karşı mücadele verenlere hiçbir yararı dokunmaz. Belki de sadece onların yaşamını kolaylaştırmaya çalışıp, sessiz kalmayı başarmak en doğrusu…

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.