Biz Sizsiz , Siz Bizsiz Yaşamayı Öğrenebilecek miyiz?

0

Hayatınızda derin yeri olan, çok sevdiğiniz dostlarınızdan ayrılmak zorunda kaldınız mı hiç? Biz kaldık!

30’lu yaşlarda tanıştığımız ve o günden sonra da kocaman aile olmanın keyfini sürdüğümüz kardeşlerimiz şehr-i İstanbul’u terk ediyorlar. Çoğumuzun hayali olan Bodrum’da yepyeni bir hayata başlıyorlar. Karım, ben ve oğlum onlar için bir yandan inanılmaz mutlu olurken, öte yandan hepimizin bu yeni hayata başlayacağını düşünüyoruz.

bodrum5

Çocuklarımız aynı okulda, evlerimiz aynı sitede. Kan bağımız yok ama anam, babam, kardeşim onların da anası, babası, kardeşi. Tatillerimizde bile beraber olduğumuz birbirimizi görmeden gün geçirmediğimiz kardeşlerimizin kararı sonrasında hissettiklerimi, haberi aldıktan sonraki sabah soluksuz yazdıklarımı ve uzun ama kısa bu yazıyı gönderdiğim e-maili noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle de paylaşmak istedim.

Karım, bacım, kardeşim,

Bu yazıyı sizi ağlatmak için ya da fikrinizi değiştirmek için yazmadım. Okuduktan sonra beni aramayın hiç birinizle konuşacak durumum yok.
Bacım ve kardeşim, ben kendimi çok güçlü sanırdım. Sizi ne kadar sevdiğimi bilmezmişim meğer.
Ekin doğmamıştı Bodrum Arşipel’de “hayatımıza iyi ki girdiniz”dediğimde. İki küçük fareydi Başak’la Bora. Şimdi iki kocaman çocuğumuz ve bir minik faremiz var. Var da biz sizsiz ,siz bizsiz nasıl yapacağız?

aile38

Bodrum sizi çağırıyor. Her kararınızda sonuna kadar yanınızdayım. Biliyorum bu yazı size yardımcı olmayacak ama ne yapayım ki beni anlatıyor.

Sevgilerimle,
…..

14 Nisan 2013

Bu Sabah Çok Ağladım…

Sevgili kardeşim, pazar öğlen saatlerinde kafede bünyeyi güneşlendirirken sordun “akşam maç var mı?”
Cevabım evet oldu.
O zaman 20:45’te içelim dedin.
Kafada bir sürü soru işaretiyle ve gönülden evet dedim (Ben biraz grip olmuşum, zaten rakı da sevmem bilirsin ama seni çok severim). Uzun zaman olmuştu bunu yapmayalı ama bu bana pek keyfe ortak olma daveti gibi gözükmedi. Sebebi, senin ve bacımın suratlarınızdaki ifade. Hadi hayırlısı.

rakı1

Maç bitmeden biraz önce kafeye geldin, “istersen yarına erteleyelim” dedin. Yorgunum ama bu sefer bir şey dürttü. Gittik. Siparişlerimizi verdik. Ve oturduk. Sen iki kelime söyledin. İki öküz de benim yüreğime oturdu.

Sen iki kelime söylemedin aslında ;

Kafede otururken kafanı kaldırdığında kış bahçesinde göreceğin televizyon seyreden o iki kafa biz olmayacağız,
Çırpı bacakların koşuşunu seyredemeyeceksin,

LS008114

Elinde büyüyen kızının genç kızlığını uzaktan seyredeceksin,
Gece ikide uyandığında arka odada yanan ışıkta çalışan ben olmayacağım,
Uzun yaz gecelerinde el ayak çekildikten sonra kafede yıldızları seyredip biraladığın kişi bacın olmayacak,
Sabahları servis beklerken oğlunun ayaklarına tekme atıp onu kızdıran cadı olmayacak,
“Uzun çekim amerikano çekti canım hadi gidip kahve alalım” diye kapıya kimse dayanmayacak,
Oğlunun en yakın arkadaşı ve minik kardeşi yanında olmayacak,
Karının her imdadında kendi paniğini rafa kaldırıp yanına koşan bacın olmayacak,
Oğlunun kaçamaklarına yardım ve yataklık yapmayacağım,
Karının takılarından otlanmaya gelecek kızı olmayacak,

ergen36

Çat kapı gelip oğlunu sıkıştıran adamı olmayacak,
Bütün yorgunluğunu ve endişelerini üzerinden atmak için pijamalarınla çalacağın kapı, çalsan da açan Bacın ve kardeşin olmayacak,
Her canın istediğinde gelip kızlarını sıkıştıramayacaksın, öpüp koklayamayacaksın,
Küçük farenin büyümesini kaçıracaksın,
İlk göz ağrın güzel kızının kalp kırıklıklarında yanında olamayacaksın,
“Festivale fazla bilet var geliyor musun” diye teklif eden kardeşin olmayacak,
Küçüğünün “ben geldim” diye oyuncaklarıyla içeriye girişini, karınla kucak kucağa yatıp televizyon seyredişlerini kaçıracaksın,
Seni ve karını gerçekten dinleyen ve duyan kardeşiniz, konuşmadan anlaştığın bacınız her istediğinde yanında olmayacak,
Karının ve senin omuzlarındaki ağırlığı taşımana yardımcı olan ve sizin de destek olduğunuz omuzlar başların yaslanacağı mesafede olmayacak,
Oğlunun kuzey yıldızı yanında olsa da yakının da olmayacak,
dedin.

arkadaş32

Sadece bana değil kendine de aynı şeyleri söyledin. Sonra? Sonra, oturmanın anlamı yoktu artık orada. Kalktık evlerimize döndük.
Ve karım görmesin diye tek damla yaş aktı gözümden. “Başka yolu yok mu?” diye yazdım sana o damla yanağımdan süzülürken.
Sabah, uyandım uyuyamadığım geceden. Size geldim. Sizi yaşadım hissettirmeden. Yolcu ettim, seni işe çocukları okula. Karımla göz göze gelmemek için eve çıkmak istemedim.Yürüdüm biraz.
Sonra mı tuvalette ağladım, tıraş olurken ağladım, yıkanırken ağladım, araba kullanırken ağladım, toplantıda ağladım ve şimdi bunları yazarken masamda ağlıyorum.
Biliyorum ve umuyorum ki bu sizin için iyi olacak. Mesafe sadece fiziksel ayrılık getirecek. Sezonluk uçak biletleri alıp bol bol seyahat edeceğiz. Anlatacak da dinleyecek de çok şeyimiz olacak. Tatil maliyetlerimiz azalacak. Yılbaşlarını artık sıcak iklimde geçireceğiz. Oğlunuzun maçlarına geleceksiniz. Karımla gelecek için kurduğumuz planları daha kolay gerçekleştireceğiz.

aile24

Ve yine de soruyorum başka yolu yok mu?

Ve hala ağlıyorum…

Bu yazı Kentli erkek tarafından yazılmıştır…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın