Bilinmezi ya da 25 Martı Beklerken…

0

Güzel yurdumda, yaşam askıda sanki. Son üç gündür kiminle konuşsam “25 Mart gelsin ne olacaksa olsun.” diyor da başka bir şey söylemiyor. Hâlbuki seçimler 30 Mart’ta.

seçim sandığı

Ülke olarak şaşırma eşiğimizle o kadar oynandı ki artık kimse “hayretler içinde” kaldığından bahsetmiyor. Twitter yasaklandı pardon öyle demeyecektik değil mi? Twitter’e erişim engellendi. Nasıl, kim engelledi, hangi mahkeme kararı buna yol açabilir diye sorgulamadık bile. Tamam, Twitter’e bildiğimiz yollardan değil, “Japonya, İngiltere ya da Hindistan üzerinden gireriz” dedik, mahalle dayanışması ile sanaldaki dertleşmeyi sürdürdük. Şaşırdık mı?

twitter1
Twitter mahallesine son dönemde taşınıp “enteresan” öngörüleriyle dikkat çeken birkaç adres benim gibi takipçi fakirlerinin kıskançlık krizleri geçirmesine neden oldu. İşin garibi bu insanların yazdıkları mesajları okuyunca sanki bir cinayetin ardındaki sırrı çözüyor gibiydik. “Tesadüfen” bu öngörüler gerçekleştiğinde de “daha ne yazacaklar, neler olacak, daha daha…” der olduk.
Hani bir reklam var ya, hayattan rengi alın geriye ne kalır diye? Şimdi bizim yaşamımızdan da şaşırmayı çekip aldılar… Birbiri ardına yayınlanan “tapeler “ ile aklımızdaki para mefhumunu alt üst ettiler. Sözcüklere yüklediğimiz anlamlar değişti. Herhangi bir sohbette ayakkabı kutusu, kupon, makara, Harvard sözcükleri geçtiğinde gözlerimin daha çok açıldığını, kalp atışlarımın hızlandığını hissediyorum…

Cuma günü ortaya atılan Suriye ile Türkiye arasında bir sorun yaşanacağı kehaneti iki gün sonrasında gerçekleşti. Türk uçakları uyarılara rağmen sınır ihlalinde bulunan Suriye uçağını düşürdü. Şaşırdık mı? Kimse, Şam yönetimi uçak düşürülmesine misillemede bulunur mu, uluslararası kamuoyu nasıl bir tavır takınır, bu gelişme bölgeyi nasıl etkiler konularını tartışmıyor. Hükümet Suriye’ye karşı savaş ilan etse umurumuzda olur mu emin değilim. Çünkü bizler 30 yılda “arkası yarın” kültüründen “dizi” kültürüne geçmiş bir kültürün temsilcileriyiz. Bekleyin dediler… Bekliyoruz.
25 Mart tarihinde ortaya neler saçılacak bilmiyorum ama ne çıkarsa çıksın insanlarda oluşan merakı gideremeyecek bence. Çünkü “tapeleri” dinledikçe artık bir tür bağışıklık geliştirdik. Şaşırmayı özledik. Araya Youtube’un kapatılması, internetin askıya alınması gibi gelişmeler girebilir. Ama yine de bir şekilde bekliyoruz. Gazetelere, ekranlara, sohbetlere bu gözle bir kez daha bakın. Kim bilir belki Marslılar gelir…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın