Ayrılmaktan mı Yalnız Kalmaktan mı Korkuyoruz?

0

 

          Birçoğumuzun kafası, içinde bulunduğu ilişkiyi sürdürüp sürdürmeme konusunda karışık. Adı evlilik ya da birliktelik fark etmiyor; sözkonusu olan ilişki ise, korkular, alışkanlıklar, yok saymalar doğru kararı vermenin önündeki en büyük engeldir. Aslında iç sesiniz, dostlarınız sizi uyarıyordur ama karar vermek kolay mı?

     Peki, insanlar neden ayrılma kararını vermekte bu denli zorlanır?

boşanma34

 

     Evliliklerde, özellikle de çocuk sahibi olduktan sonra ayrılık kararını vermek hayli cesaret isteyen bir adımdır. Hele ki taraflardan biri kendi ailesinde boşanmaya tanıklık etmişse “aile” konusunda daha hassas davranabiliyor. Sadece çocukları “aile bütünlüğü içinde yaşasın” diye zorla sürdürülen o kadar çok evlilik var ki…  Birçok çift aslında olmayan bir ilişkinin içinde bocalayıp kendilerini mutsuz edip duruyor. Ve yıllar sonra çocukları “ siz olmasaydınız 15 yıl önce boşanırdım.” itirafını duymak zorunda kalır.

      “Değişir” umuduyla ilişkiye sarılanları da unutmayalım. Karşısındaki insanın değişebileceği hayali yüzünden yıllar önce bitmesi gereken ama hala süren kaç ilişki var çevrenizde? İnsanların değiştirilemeyeceği gerçeği ile ne kadar erken barışsak yaşam daha kolay olur.

boşanma19

      Bundan daha kötüsü ise zarar gördüğü halde, karşıdaki insanın “aslında iyi biri olduğu” sanrısı ile ilişkiye dört elle sarılmak. İlişki içinde şiddet varsa, mazeret aramanın hiçbir anlamı yok. Genellikle kadınlar eşlerinin kötü davranışlarına, hatta şiddet eğilimlerine makul açıklamalar bulmak zorunda hisseder kendilerini. Ancak şiddet kullanmanın ve buna boyun eğmenin hiçbir mantıklı gerekçesi olamaz.    

     Özgüven eksikliği de ayrılma kararını almakta bireyleri zorlayan etkenler arasında. “Ayrılırsam ne yaparım? Beni kim beğenir? Yalnız olmaktansa bu ilişkiyi sürdürürüm…”   Cümleleri çoğaltabiliriz. Bu düşüncelerin doğru olup olmadığını anlamanın tek yolu da hayata bir şans daha vermekten geçer.

sleep

      Bir de ilişki yaşarken aslında yalnızlığın doruklarında olanlar var. Kağıt üzerinde” evlisinizdir” ya da “çevreniz sizi birlikte biliyordur” ama aslında paylaştığınız şeyler yok denecek kadar azdır. Bu durumu sadece hissedersiniz. Kimi zaman sözcüklere bile dökmekten korkarsınız. Çünkü çok iyi bilirsiniz ki sözcükler dudaklarınızdan dökülüp kulağınıza ulaştığında o buzdan saray yıkılacaktır…

     Sil baştan yapmak elbette kolay değil. Ama mutlu ve huzurlu bir yaşam herkesin hakkı. Sahi ayrılmak ya da yeniden başlamak çok mu zor?

   

 

 

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın