Anneleri Anlamak Mümkün mü?

0

Birçoğumuz gençken, gelecekte çocuk sahibi olduğumuzda kendi annelerimizin kullandığı “ayar” sözcüklerini asla kullanmayacağımıza yemin etmiştik. İşin ilginç yanı arkadaşlarımızla bu konuda sohbet ettiğimizde aynı dertten onların da muzdarip olduğunu anladık.
Çocuklarla konuşurken, onların da birer birey olduklarını unutmamak gerektiğini, kendi annelerimizin bazı sözlerinin bizi nasıl yaraladığını, bizim ebeveynliğe yeni bir anlayış getireceğimizi anlattık durduk birbirimize. Anlattık da ne oldu? Benim evin duvarları da dahil olmak üzere birçok ev “anlayışlı mantıklı” anne çığlıklarıyla inledi. Üstelik hiç de “yaratıcı” olmadığımızı peşinen kabul edelim. Neden mi?

“Gözlerini belertip bakma öyle!” Ya da” Dik dik bakma yüzüme!”
“Eğer çocuk gibi davranmaya devam edersen, öyle muamele görürsün.”
“Bağırıp durma, kafamı karıştırıyorsun…”
“Gün gelecek kıymetimi anlayacaksın ama…”
“Ben öyle istiyorum, o kadar!”
Bu söylem benim annemin döneminde de kullanılırdı ve kulağıma saçma gelirdi. Şimdi aynı şeyleri ben (siz) söylüyorum henüz mantıklı bir açıklaması yapılamadı.

“Bu evde yaşadığın sürece bizim kurallarımıza uymak zorundasın.”
“ Allah sana akıl vermiş kullanasın diye ama sen…”

shutterstock_112243382
Bu sözler de tanıdık değil mi? Hem annemin, hem de benim en “sağlam” çıkışlarımız. Ama sonuca bir katkısı oluyor mu? Hiç sanmam…
Ve sırada sözde zekâ pırıltısı saçan alaycı laflarımız. Biz bunları söylerken kendimizi çok akıllı hissediyoruz ya, çocukların kafalarını karıştırmaktan başka bir şey yapmıyoruz aslında… Hatırlatmak gibi olmasın ama.

“Arkadaşların 10’uncu kattan atlamaya kalksa sen de mi atlayacaksın?”
“ Kapı yavaş kapatsana, ahırdan mı çıktın?”
“Duvara mı konuşuyorum ben, cevap versene!”
“Haydi, tıp oynayalım…”
“ Dağdan mı geldin? Nereden öğreniyorsun bunları anlamıyorum.”
Çocukların kafasını karıştırmak bir yere kadar anlaşılabilir.

aritmetik

Ama bir de “buyurucu” konuşma tarzımız var. Bu sözcükler ağzımdan çıktığı an ben bile kendimden nefret ediyorum. Mesela;
“Sana fikrini sormadım, sadece söyleneni yap!”
“ İnşallah senin çocukların da sana benzer de ne çektiğimi anlarsın!”
“ Anneyle öyle konuşulmaz, terbiyeni takın!”
“Kes ağlamayı yoksa ben seni daha çok ağlatmayı bilirim.”
“Bu konuda seni bir daha uyarmayacağım, ona göre ayağını denk al!”

Yazması bile insanı geriyor ama tahammülsüzlük ya da cahillik gibi bahanelerle bu cümleleri kullanıyoruz.

shutterstock_143599849
Evet, anneleri anlamak mümkün değil. Ama onlar da insan ve bazen ne yapacakları konusunda kafaları karışabiliyor. Özellikle de ilk çocuklar bu kafa karışıklığı ile büyüyor. O nedenle anneleri anlama kılavuzu hazırlanmasından yanayız. Ne söylerler, ne anlatmaya çalışırlar?

“Bir gün bana teşekkür edeceksin.” derken “umarım bu yaptıklarımı ileride hatırlamazsın.”
“Kimden duydun bunları?” derken “böyle saçma sapan şeylerle neden uğraşırsın ki?”
“Belki” derken “büyük ihtimalle hayır.”
“Hadi biraz kendi kendine oyna.” derken “başıma ağrılar girdi artık bir sussan…”
“Bakarız” derken “ hiç şansın yok!”
“Ben öyle istiyorum!” derken “üzerime gelme şu an mantıklı bir neden bulamadım.”
“Bir saniye…” derken “ağlayıp ortalığı ayağa kaldırmazsan yerimden kımıldamam.”
“Ne güzel giysiler seçmişsin…” derken “Umarım bu kıyafetle sokağa çıkmayı düşünmüyorsun.”
“ Ateşin yok gibi…” derken “Haydi kalk giyin, hiçbir şeyin yok . Doğru okula..”
“Sence bu yaptığın doğru mu?” derken “ saçmalamayı kes yoksa…”
“Babana sor.” derken “hep ben mi kötü olacağım biraz da baban uğraşsın”
“ Öyle mi?” derken “Bir de neden bahsettiğini anlasam…”

ebev
Babalar hiç sevinmeyin. Sizin de annelerden kalır yanınız yok. Yakında sıra size de gelecek…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın