Yüksek Tansiyonlular Kulübü…

0

Zilli Zarife’nin semtinde, bugünlerde erkekler kendi dertlerine düşmüş görünüyor. Aslında sorunları çok bildik bir konu. Gelir düzeyinin yükselmesi , bu refah düzeyinin korunması için işyerinde artan stres ve bunun üzerine serpilen genetik yatkınlıkla hazırlanan bir hastalık… Evet, yüksek tansiyondan bahsediyorum.
Yaşları kırk civarında seyreden erkekler birbiri ardına bu hain tuzağa düşüyor. İlk darbe tam anlamıyla bir trajedi. Tansiyon aleti üzerinde değişen, özellikle de artan rakamlar yaklaşan ölüm korkusunun ayak sesi oldu.

Zarife’nin çevresindeki ilk yüksek tansiyon vakasının kahramanı, kapısını çalmadık doktor , yapılmadık tahlil bırakmadı. Ama iki adres otomatik olarak pas geçildi. İlki uygun olmadığı için jinekolojik muayene , ikincisi de “hiç bir eğitimli Türk erkeğinin” kapısından kolay kolay giremeyeceği psikiyatri servisi.
Neler yapılmadı ki bu sinsi illet ile savaşmak adına. Haftada en az dört kez kardiyolog ziyaret edildi, midedeki en ince detaylar incelendi,gün aşırı serumlarla vücut güçlendirildi. Tansiyon ölçme aleti bedenin ayrılmaz parçası haline geldi. Trafikte araç kullanırken şerit değitirmek bile bu yüce aletin kararına bırakıldı.
Nasılsın sorusuna karamsar bir tonla “iyi olacağım” diye yanıt veren yüksek tansiyon kurbanı zaman içinde  dışlanmaya başlandı. Öyle ya, “bu adam da” hep hastaydı.

 

 

yuksek tansiyon

Çok değil, bir kaç ay sonra, salgının ikinci vakası da ortaya çıktı . Bu ilkinden de büyük etki yaptı, çünkü bu kez kurban, spor yapan, yaşamla barışık, sorun çözmeyi hobi haline getirmiş, toplum içinde sözü dinlenen kısacası karizmatik bir isimdi. Yine hastane ziyaretleri, tahliller, tansiyon ölçme aletiyle yaşanan şehvetli aşk macerası.
Hakkını yememek lazım, ikinci vaka kendi yaratıcılığını ortaya koydu. İşe, yatak odasını terkederek başladı. Yatak odası, tansiyonunu zıplatıyordu.  Ama sadece kendisi değil eşi de salona taşındı, çünkü bu olağanüstü bir dönemdi. Yalnız kalmak tehlikeliydi. Hatta bir gece en yakın arkadaşını da yatıya çağırdı. Adamın horultusu, gerginliğini artırıp, tansiyon aletini hareketlendirince bunun iyi bir fikir olmadığı anlaşıldı.
İkinci kurbandaki hasar , artık gözle görünür hale gelmişti. Kendi sesindeki yılgınlık bir yana, etrafındakiler de fısıltıyla iletişim kurmaya başladılar. Sohbet konusu başlıkları özenle seçiliyordu, yoksa hastanın gerginlik katsayısı artabilirdi. Gün , seviyeli konuşup, seviyeli espri yapma günüydü. Yaşam , bir anda yatay pozisyona gecti, bitmek bilmeyen dinlenme seansları artık başroldeydi.

Zilli Zarife ve kadın klanı, kendi eşlerine kaygılı gözlerle bakar oldu. Acaba sıra kimdeydi?  Öyle ya, dağ gibi adam bile yükek tansiyon girdabında tutsak kaldıktan sonra, en tempolu sporunu uzaktan kumanda aletinin tuşlarında yapan, beslenmeyi tıkınma yarışıyla karıştıran , nüfus cüzdanında henüz kırk yaş yazmasa da saç kaybı ve yüzdeki kırışıklık enflasyonu tam tersini kanıtlayan “bizimki” ne olacaktı? Hastaya bakmakta bir sorun yoktu ama bu erkekler de çok mızmızdı canım. “Onlar kadınlar kadar dayanıklı olamazlar zaten” diye başlayan cümleler, kafalardaki soru işaretleriyle havada kaldı.
Neyse ki, sağduyu galebe çaldı ve ikinci yüksek tansiyon kurbanı, panik atak teşhisini beğendi. Hem kulakta hoş bir tınısı vardı , moda bir hastalıktı ve tedavisi can acıtmadan cüzdanı yakıyordu. Karizmayı daha uzun süre çizdirmeden, işleri yoluna koymak en doğru seçim oldu.

Ve üçüncü perde…Yüksek tansiyonun ağına yavaş yavaş düşürdüğü üçüncü kurban belki de en zayıf halkaydı. Adamımız, genç yaşına karşın, buluttan nem kapan, gittiği her mekanda “ayrıcalıklı” hasta muamelesi gören ve bundan gizli haz duyan, görüşüne başvurduğu hekim sayısıyla haklı bir rekora sahip kırklı yaşlarda bir fani.
“Sen yüksek tansiyon hastasısın.” komutuyla birlikte sanal alemde, bu konuda yazılan her türlü bilgiyi hazmettikten sonra sıra sözlü danışmalara geldi. Bir bilen bulunmalıydı; bu da tercihen daha önce “eşekten düşen” bir isim olmalıydı. Evet doğru tahmin, üçüncü kurban, hemen ikincinin engin deneyimlerine başvurdu. Ne konuştular bilinmez. Ama Zilli Zarife’nin mahallesinde yeni bir örgütlenme olduğu kesin.Yüksek Tansiyonlular Kulübü..

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.