Yine Bir 8 Mart…

0

Zor bir yıl oldu. Özellikle kadınlar için… Özellikle de bu coğrafyada… Hangi birinden başlayalım?  Yaşamın her alanında her geçen gün daha da zorlaşan koşullardan mı? Erkek egemen bir yönetim yapısının,  “ neredeyse hiç tanımadığı” kadın dünyasına yönelik düzenleme getirme iştahından mı?  Nüfus artışı sağlansın da,  kadınlar ne yaşarsa yaşasın mantığından mı? Çalışma hayatında “sen bir adım geride dur” yaklaşımından mı? Saçı, bedeni ve giyimi tercihleri hakkında fütursuzca yapılan yorumlardan mı? Ve en acısı… Kadına yönelik şiddetten mi?

Her gün elimiz yüreğimizde.  Her gün dilimizde başka bir isim ile slogan atıyoruz…  O kadar çok canımız yandı ki yas aşaması artık çok geride kaldı. Farkında mısınız? İSYANDAYIZ!

kadınlargünü21

Türkiye’ de kadınların yüzde 41,9’u yaşamları boyunca en az bir kere fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Bu rakam Bahçeşehir Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmadan. Aynı araştırmaya göre: ülkemizde maddi imkânları yeterli olmayan kadınların yüzde 50’si şiddet görüyor. Üst gelir gurubundaki kadınların ise yüzde 27’si şiddete maruz kalıyor.

Ya eski eşi, ya sevgilisi ya da hiç tanımadığı biri tarafından yaşamdan kopartılan kadınların acı hikâyelerini okurken, dinlerken içimize akıttığımız gözyaşları o son olayla artık gün yüzüne çıktı değil mi? Özgecan Aslan belki de gerçekten bu ülkenin kadınları için bir milat… Tıpkı Bayan Yanı’nın bu sayısında çizildiği gibi…

özgecan2

Belki artık şiddetin ne olduğu konusunda da bir görüş birliğine varmamız lazım…  Psikolojik, ekonomik, sosyal ve cinsel şiddetin ne olduğunu biliyor muyuz? Ve bu kadınlara bu şiddeti uygulayanların kim olduğunun farkında mıyız? Peki, bu şiddeti uygulayanları kim yetiştiriyor?  Bu konu üzerinde biraz daha düşünmemiz gerekmiyor mu sizce?

Malum önümüz seçim…  Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Türkiye’nin “Temsilde Kadın-Erkek Eşitliği” karnesini açıkladı. Karne bizim açımızdan tam anlamıyla bir başarısızlık… Bakın rakamlara….

Woman covering her face in fear of domestic violence

535 milletvekilinin 77’si
-26 bakanın 1’i,
-81 valinin 2’si,
-25 müsteşarın 1’i,
-30 Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 3’ü (Eşbaşkanlarla birlikte 5),
-Yüksek Yargı Organı Başkanlarının 1’i,
-174 rektörün 14’ü kadın…

Kısaca, Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü bir kez daha eşitlik mücadelesindeki kadınların seslerini duyurma çabalarının gölgesinde kalıyor.

Bugün 8 Mart 2015. Yani Dünya Kadınlar Günü. Daha doğru bir deyişle “Dünya Emekçi Kadınlar Günü ”.

Tüketim ekonomisi hiçbir fırsatı kaçırmaz. Bakın telefonlarınıza gelen mesajlara.  Birçok mağaza kadınlar günü için indirimler yapıyor. Kaçırmayın deriz… Sabahtan akşama kadar kadınların ne kadar önemli olduğu konusunda reklamlar, nutuklar, klipler izleyeceksiniz. Hatta size sadece “kadın olduğunuz” için çiçekler verecekler, iltifatlar edecekler. Bir çoğumuz  sesimizi duyurmak için sokaklara çıkıp  sesimizi duyurmaya çalışacağız. Ama 9 Mart sabahı yine o bildiğiniz dünyaya uyanacaksınız. Unutmayın, bir gün sadece 24 saat.

O yüzden,   İSYANDAYIZ demek, kızlarımızı daha GÜÇLÜ, oğullarımızı daha DUYARLI olmaya yönlendirmek anlamına gelir. İSYANDAYIZ demek, şiddete karşı üç maymunu oynamaktan vazgeçmektir. İSYANDAYIZ demek,  “kadınların haklarına, hemcinslerine ve dünyaya sahip çıkması”  haykırışıdır…

kadınlargünü11

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlu olsun. Her kadın bir emekçidir….

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın