Yazlıkçının Gözüyle Bodrum 2013…

0

İnsanlar da bir tür göçmen kuş değil midir? İşte yine bir yaz mevsimi yine bir çok kişi yollarda. Ya yaylada ya köyde ya da deniz kıyısında. Benim gidecek ne bir köyüm, ne de çıkılacak bir yaylam var. Ama ben ve ailem de bir tür göçmen kuş sürüsü. Henüz yaz mevsiminde kutuplara gidip iliklerimizi dondurmak veya keşif yapmak gibi bir fantezimiz olamadı. Erken rezervasyon yapıp daha uygun fiyatla iyi bir tesiste konaklamak gibi bir seçeneğini de değerlendirme yoluna gitmedik. “Gitmedik” diyorum ya, o da yiğitliğe helal getirmeme kaygısından…
Son noktada, biz de ülkenin hatta dünyanın genel şartlarından bağımsız davranma şansına sahip değiliz. Hayat pahalı, tercihlerimizin arkasında durabilmek için belli şeylerden feragat etmek zorundayız. Derken, hayalini bile kurmakta zorlanabileceğim bir yerde buldum kendimi. Öylesine güzel, sakin ve bir o kadar da huzurlu. Bir arkadaşımın yazlığında son derece konforlu bir tatile adım attık.
Bazen “bu kadar da iyi olamaz” diye içinizden hiç geçirdiniz mi? İşte tam da bu duyguyu yaşıyorum. Büyük kentten uzakta, istersem hem megapolü, istersem sahil kasabasını yaşayabileceğim bir yerdeyim. Ya da bilinen adıyla Bodrum’dayım. Henüz geleli çok olmadı. Ama yine de paylaşmak istediğim birkaç şey var.
Öncelikle birkaç yıl aradan sonra geldiğim Bodrum’un, fazlasıyla betonlaştığını ve gerçekten “pahalı” bir yerleşim yeri olduğunu söyleyebilirim. Esnafın tüm yıl boyunca bu göreceli kısa tatil sezonundan para kazanma kaygısı anlaşılabilir bir durum. Ama bu yüzden, dar veya orta gelire sahip aileler için Bodrum hayallerin uzağında kalmaya mahkum bir yer. Türkiye’de kaç kişi çok da özellikli olmayan bir tabak yemeğe 30 lira verebilir ki?

bodrum yalı
Deniz daha yeni yeni ısınıyor ama çok temiz. Sahillerde ücretsiz şezlonga karşı, içeceklerle para kazanma felsefesi hayli yaygın. Arabanız olmasa da, minibüslerle istediğiniz her noktaya ulaşabilirsiniz. Eğer zaman kısıtlamanız yoksa toplu taşıma en iyisi, çünkü ana yollarda trafik sıkışık.

bodrumplaj2

Turist yok diyemem ama sayı, beklentilerin altında kalmış. Zaten olanlar da, ya” her şey dâhil “ sistemiyle geldikleri için otellerinden çıkmaya gerek duymuyor, ya da onların da paraları sınırlı. Yani esnafın umudu yine yerli turistte ve yazlıkçıda.
Gelelim yerli göçmen kuşlarının durumuna. Güneş ve deniz daha ikinci günden itibaren herkesi daha sağlıklı gösteriyor. Ama hepimizin üstüne biraz ölü toprağı serpilmiş gibi. Biraz Ramazan’ın etkisi, biraz havanın sıcak olması belki de biraz da Gezi eylemlerinin ardından yaşananların üzerimize yapışıp kalması, bu duruma neden oldu.
Yani, insanlar durgun değil de, sakin sakin tatil yapıyorlar. Ama akşam saatlerinde özellikle de Gümüşlük’ de hareketlilik başlıyor. Bodrum’un diğer yerleşim birimlerine göre daha fazla eyleme sahne oluyor Gümüşlük. Yaklaşık yarım saat 45 dakika süren protesto eylemlerine katılım da, coşku da yüksek. Kim bilir? Belki de tatilde olmanın verdiği suçluluk duygusunu ancak böyle atabiliyor insanlar.

nejat isler

Son bir saptama; insanlar sosyal medyada nerede olduklarını, ne yediklerini, nasıl çılgınca eğlendiklerini paylaşmaktan kaçınır oldu.

bodrum eylem

2013 yaz mevsimi hepimizin belleklerinde çok farklı bir yer edineceğe benzer. Ne dersiniz?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın