Yardımcı Bayan, Yeni Kölelik Sistemi mi?

0

Yardımcı bayan, bakıcı ya da yardımcı… Büyük kentlerde özellikle de kadınların çalışma yaşamına daha aktif katılımıyla oluşan yeni hizmet sektörünün temel aktörlerinden bahsediyorum. Kimi yatılı, kimi günlükçü, kimi Türk, kimi ise yabancı. Birçok kadın, çocuğunu, evini mutfağını bu insanlara emanet ediyor.
Sosyal medyada dün gece tanık olduğum bir tartışma beni bu konu üzerinde yazmaya teşvik etti. Büyük kentlerde genellikle aileler şehrin merkezine uzak sitelerde yaşamlarını idame eder. Toplu taşıma sisteminin yetersiz kalması nedeniyle bazı siteler, kent merkezine ulaşımı servisler aracılığıyla sağlar. İşte dün gece yaşanan tartışmanın ana konusu, yardımcı bayanların servisleri kullanmasından dolayı site sakinlerinin duyduğu rahatsızlıktı. “Asiller” kendilerine yer kalmadığı gerekçesiyle yardımcıların bu servisleri kullanmasına karşı çıkıyordu.

ev temizliği1
Peki, kim bu yardımcı bayanlar? Bir kısmı sabahtan akşama kadar çalışır. Sabah, evin “hanımı” işe gitmeden eve gelip çocuğun bakımını üstlenir, evi temizler, çamaşır yıkar, ütü yapar, yemek hazırlar sonunda emaneti teslim edip kendi sorumluluklarına döner. Genellikle sosyal güvencesi yoktur. Hafta sonu bir gün izni olan bu kadınlar, çalıştığı yerde davet, doğum ya da cenaze durumlarında da baş roldedir.
İkinci grup yatılılar. Türk kadınlarının pek rağbet etmediği bu iş grubunda ağırlıklı olarak Orta Asya Cumhuriyetleri’nden gelenler istihdam edilir. Bu kadınlar evlerinden, ailelerinden ve çocuklarından on binlerce kilometre uzakta belki dillerini bile anlamadığı ailelerin yanında çalışır. Genellikle evde kendilerine ait bir odaları bulunur. Çalışma saatleri düzensizdir. Geride bıraktıkları ülkelerinde bir ev sahibi olmak adına, günde en az 10 saat aktiflerdir. Gündüz evin rutin işlerini hallederken, akşamları da ev halkının ihtiyaçlarını giderirler.

ev işçiler
Ücretlerini “dolar” üzerinden alırlar ayrıca hafta sonu iznine çıkarken harçlıkları var. 20 lira.. Çocukları sokağa çıkardıklarında kendi memleketlerinden gelenlerle sosyalleşen bu kadınların en yakın arkadaşları, cep telefonları ve televizyonlar. Artık çoğu izin günlerinde kirası makul muhitlerde ev kiralayıp akrabalarıyla bir araya geliyorlar.
Yeni yasal düzenlemeyle çalışma izni almaları ve sigorta yaptırılması mecburi. Bunun için yapılacak harcamalar için de işveren ve çalışan yükü paylaşıyor. Pasaport ve vize işlemleri için 6 ayda bir ülkelerine gidiyorlar. Biraz bürokrasi, çokça da özlem gidermek. Birçoğu kendi çocuklarının ilk adımını, korkusunu, kahkahasını göremezken, baktığı çocuğun ateşini indirmek için sabahlara kadar başında bekler. Dürüst davranmak gerekirse bu yardımcıların büyük çoğunluğu çocuklarla öz annelerden daha iyi iletişim kuruyor.
Eve ilk geldiklerinde şüpheyle karşılanan yardımcılar zamanla ailenin ayrılmaz parçası oluyor. Birçok zorluk farklılık birlikte aşılıyor. Zaman zaman iki tarafın da yanlışlarına tanıklık ediyoruz. Yanında çalışan insana köle muamelesi yapan işverenler veya çocuğuna baktığı aileyi enayi yerine koymaya çalışanlar.

yardımcı kadın

Bir de gündelikçiler var. Haftanın bir ya da iki günü gelip evi adam edenler. Her evi kendininmiş gibi paklayıp, giysilerini değiştirip, akşam pazarından alışveriş yapıp, kendi tenceresini kaynatmaya koşanlar. Onlar gün sonunda aldığı her kuruşu harcamalara, taksitlere bölüp hesabın içinden çıkamazlar. Üstelik bedenen daha kaç yıl çalışacakları da meçhul…
Dönelim başa. Yardımcılar, yeni kölelik sistemi mi? Evet öyle! Üstelik hem çalışan hem de işveren açısından! Kariyer de yaparım çocuk da diyorsa bir kadın ve aile içinden desteği (ki genellikle gözyaşıyla noktalanır…) yoksa yardımcı almaya mecburdur. Hele çocuğu onunla mutluysa, kölelik o an başlar. “Aman kırmayalım, kaçırmayalım…” kaygısıyla ödünler verilir. Profesyonel iş ilişkisi son bulur.
Çalışan açısından ise ev içindeki bireylerin ruh haline göre hareket etme zorunluluğu vardır. Adam işten eve öfkeli gelir, bir selamı esirger… Bu tavırdan cesaret alan çocuk, yardımcıya hakaret etme hakkını kendinde bulur. Evin hanımı ise şaşkın bir şekilde ortada kalır.
Yeni köle sisteminin bir diğer aktörü de el âlem örgütü… Yani konu komşu, eş, dost, site sakini… Kendini ayrıcalıklı sanan bir takım şahsiyetler! Emeğiyle parasını kazanan insanları ikinci sınıf sayan sonradan görmeler… Bindikleri servis araçlarında, yüzdükleri havuzlarda, kahve içtikleri masalarda “bakıcı, yardımcı” görmeye tahammül edemeyenler… Başka da sözüm yok!

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.