“Üvey” Anne misin? Oy! Oy! Oy!

0

Öncelikle tüm masallarda ve Türk filmlerinin unutulmaz eserlerinde  yer alan “kötü, bencil, babayı çalan kadın” karakteri olarak aramıza hoş geldin! Hayat boyu “cadı” sıfatıyla pompalanan üvey anneliğin hangi aşamasındasın önce bunu bulalım.

  1. Aşama Isınma: Evlilik öncesi flört aşaması olup âşık olduğun adamın her şeyini kabullenme evresi. Bu her şey; seks yaparken gördüğün saçma boxerlarla başlayıp nihai noktada çocukları ve eski karısı gibi basit görünen ama kompleks yapılardan oluşan tüm parçalar… Bu kısımda gözün sadece “aşkı”  gördüğü için sorun yok. Çocuklarla tanışırken yediğin yemekte, sana geçirilen laflara gülüp geçtiğin “aman pedagoglar ne güne duruyor?” dediğin bölüm… Birazdan kendi ailenin karşısına geçip “seviyorum amaaa…” diyeceğin bölümde aklın bir karış havada olacağı için gelen tepkileri son derece rahat göğüsleyeceksin.

 

 

uveyanne4

  1. Aşama Şok: Bin bir detayı düşünerek yaptığın düğün organizasyonu sonrası -ha bunu da açmak lazım tabi! Diğer kız arkadaşlarının uğraştığı detayları, yani davetiyenin şekli, tek taşının iriliği, ya da düğünde oturma düzeni gibi kısımları sen hızlı geçeceksin. Senin önceliğin; çocuklar nasıl daha az etkilenir temalı düğün detayları. Pedagog önerileri, düğün tarihinde nerede olacakları, az etkilenmeleri için ertelediğin balayın, ertesi gün eve geldiğinde nasıl davranacağın, onlara getireceğin hediyeler, ev içindeki yeni düzen  vb yi atlattıktan sonra; evine hoş geldin. Burada iki önemli parametre var. Çocukların cinsiyetleri ve yaşları. Ergenliğe girmemiş henüz küçük çocuklarsa işin çok daha kolay. Eğer doğru(!) kadınsan, yani toplumun çoğunluğunun onaylayacağı normlara sahipsen çocuklar şanslı. Ergenlik krizlerine girmemiş henüz küçük çocukların uyum sağlamaları ve onları yetiştirmen daha kolay. Ama ergenlik yıllarında olan hele de kız çocuğuysa hayat senin için pek güzelleşecek !!! Çünkü şekerim, sen onun için esas kahramanını çalan bir RAKİPSİN!

uveyanne3

  1. Aşama Röntgen: Neden röntgen? Artık sen bir üvey annesin. Somut olarak o evdesin. Komşuların, iş arkadaşların, kocanın arkadaşları ve ve dışarıdaki her birey için izlenilen bir Lale Belkıs kopyasısın. Unutma, büyürken duyduğun her Disney masalında bile kötü karaktersin. Pamuk Prenses’in kaçmasına neden olan, Sindrella’yı Kül Kedisi’nden öteye geçirmeyen feci bir şeysin. Daha maçın  başında 5-0 mağlupsun. Bunu yıkmak için çok daha güleç, pek sevimli, çook anlayışlı cici anne rolü gelip üstüne yapıştı bile. Burası en tehlikeli bölüm. Sırf bu bakış açısı seni yiyip bitirmesin diye refleks olarak iyilik perisine dönüşeceksin. Ama unutma, çocuklar için en büyük tehlike sınırları bilmemektir. Doğru yerde ve zamanda “hayır” diyemeyen her anne baba yüzünden bizler 40’larda, 50’lerde bile büyüyemiyoruz.

 

  1. Aşama Anne: İyilik perisine dönüşmenin yani üvey çocuklarının birçok şeyine evet demenin mükafatını aldığın bölüm. Sen “evet” dedikçe ve onların her işini düzene soktukça, (okulları, öz bakımları, ödevleri vb)  harika bir “anne” mertebesine  terfi edeceksin. Bu kısım eşin, çocuklar ve eski eş(!) adına muhteşem görünse de benden sana söylemesi aslında –bittiğin bölüm!  Çünkü sen her şeyi üstlendikçe sorumlulukları alması gereken gerçek aktörler sahneden teker teker çekilecekler. Eşin –nasıl olsa hallediliyor diye işine odaklanırken, gerçek anne çoktan pilates derslerine başladı bile.. Bir süre sonra boğulmaya başladığında, yakınmak için bile ağzını açamaz hale geleceksin. Bu dört aşama boyunca hele bir de  işinden çıkıp evinin kadını olmak için kalktıysan zaten bitmişsin! Hiçbir aşamada kendinden vazgeçmemeli özellikle kariyerini bitirmemelisin.

4eylük4

  1. Aşama Zurnanın zırt dediği yer: Delirmeye başladığın, önceleri sevgi dolu baktığın çocukları “şımarık” ve daha yazamayacağım sıfatlarla anmaya başladığın kısım. Her şeyin üstüne geldiği, nefes alamadığın anlar. Burada unutmaman gereken en önemli şey; hasarlı çocuklardan normal tepki bekleme. Çünkü sen onların görmek istedikleri çekirdek ailelerinde başka bir kadın resmisin. Anlayışını elinden kaybetmeden herkese ve başta kendine hatırlatman gereken şey şu: Bunca sorumluluğun sahibi gerçekten sen misin? Üzerine aldığın tüm görevler gerçekten sana mı ait?

 

  1. Aşama Gerçek Aktörler: Bu aşamaya geldiysen artık pembe rüyalarda gezmiyorsun. Üvey anneliğin tüm hediyeleriyle ilişkini de vuran, sıkıştıran, arada bırakan bir bölümdesin. Yapılması gereken en doğru hareket önce kendine herkesin “1” annesi ve babası olduğu gerçeğini hatırlatman ve olman gerekenin bir “anne”den çok “abla” rolü olduğunu tekrar tekrar söylemen. Sen bunu hazmettikten sonra ancak ilişkini de, evliliğini de düzene koyabilirsin. Eşin önceleri ne demek istediğini anlamasa da ya da anlamamak daha kolayına gelse de sonradan girdiğin bu rolün yükünü kavrayacaktır. Ya da öyle umut edelim.

bowling

  1. Aşama Doğum: Tüm aşamaların içinde onlara bir de kardeş verdiysen tablo dışarıdan harika görünse de, duble yol çalışmasına hoş geldin! Artık hem sen, hem çocuğun ayrı rakiplersiniz. Hangi birinizle uğraşsınlar şimdi? Önceleri annelik iç güdüsüyle hepsine kucak açsan da, hepimizin bildiği gibi “canın can”dır. Artan kıskançlıklar, 8’e bölünmeye çalışılan baba ve derken sesin yükselmeye başladı bile. Hele bir de akademik başarıları düşük olan çocuklarsa, öyle üniversiteye gider, rahat ederim düşüncelerinden vazgeç. Looser her zaman looserdır. Genelde evlenseler de kucaklarında çocuklarıyla baba evlerine geri dönerler. Dolayısıyla tüm bu sistem içindeki yapıları doğru oturtman gerekir.

ormanda kiz

Nasıl mı? Sen öncelikle kendi çocuğunu yetiştirirken “ne” isen, nerede “hayır” “evet” diyeceksen, onlar içinde başından itibaren “o” olmalısın. Ama unutma ki sen en fazla bir “abla” olmalısın! Onların bir anneleri ve babaları olduğu gibi senin de nefes alman gereken bir hayatın var. Oksijen tüpünü önce kendine takmalısın. Böyle yapılarda genelde erkek zaten sorumluluğu devretmeye meyillidir. Kıskançlık duygunu da törpülemeyi unutma. Yeri geldiğinde zamanı ve mekanı bölmelisin. Baş başa geçirdikleri zamanlar verirsen hem onlar hem kendin için nefes alma anları bırakırsın.

Yazıyı tekrar okuduğumda 1. Aşamada olsam kaçar giderim gibi bir his uyandırıyor. Ama içim rahat, o aşamada ne de olsa aşıksın…

 

E o zaman kolay gelsin şekerim!

Turuncu, Kasım 2014

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın