TEOG Kalktı da Ne Oldu?

0

Bakmayın kimseden bir ses çıkmadığına, bir milyondan fazla evde çok büyük sıkıntı yaşanıyor. TEOG’un kaldırılmasının ardından konuşulan alternatif yöntemler yüzünden bu yıl 8.sınıfta olan öğrenciler panik içinde. Çünkü açıklamalardan ortaya çıkan sonuç yine bir sınava işaret ediyor. Üstelik bu sınavın hem açık uçlu sorulardan oluşacağı hem de öğrencilerin yalnızca yüzde 5’lik veya yüzde 10’luk kesimini kapsayacağından söz ediliyor.

Habertürk gazetesinde Pervin Kaplan da “MEB eliyle çocukları ‘başarısız’ diye damgalamak” başlıklı yazısında bu modellerin ortaya koyduğu olumsuzluklara dikkat çekmiş.

“Yani ilkokul 1’den itibaren çoktan seçmeli sınavlara alışkın olan öğrencilere hiç denemesi yapılmadan açık uçlu sorulardan oluşacak bir sınav yapılacak. Oysa bu yıl LYS’de yapıldığı gibi cevabı tek kelime olan açık uçlu birkaç soru sorarak, yeni bir sınav sistemine öğretmeni ve öğrenciyi hazırlamak gerekmez mi? Zaten TEOG yapılmış olsaydı bu yıl 3 dersten 2’şer soru açık uçlu olacaktı. Ne öğretmeni ne öğrencisi açık uçlu soruya alışık değilken, çocukların geleceğini belirleyecek bir sınav neden açık uçlu sorulardan oluşuyor? Başka ülkeler buna kademeli geçiyor.

Sınava sadece yüzde 5 ya da yüzde 10’luk dilimdeki öğrencilerin girmelerine izin verileceği açıklamalarına gelince… Öncelikle bu sınava her isteyen katılabilmeli. Sınırlama getirmek eğitimde sorumlu bir bakanlık eliyle 1.2 milyon öğrencinin “başarılılar” ve “başarısızlar” diye damgalanması anlamına gelmiyor mu? Yüzde 90 ya da 95 içinde kalacak çocuklara “Sen başarısızsın, bu yüzden de bu sınavlara giremeyeceksin” mi diyeceğiz? Yani onları dışlayacağız öyle mi? Eğer eğitimde bir başarısızlıktan söz edilecekse bu damganın vurulacağı en son kişilerin öğrenciler olması gerekmiyor mu?

Her açıklama veli ve öğrencilerde strese ve soru işaretlerine neden oluyor. 1.2 milyon öğrenciye bu kez başka stres yaşatıyoruz. Birçoğu ders çalışmayı bıraktı, okullarda, evlerde ağlayan çocuklar var.

Bakın öğretmenler ne diyor: “8’inci sınıflarda okullar açıldığından bu yana ders işleyemiyoruz. Çocuklar sürekli ‘TEOG’un yerine ne gelecek?’, ‘Bize yüksek not verecek misiniz?’, ‘Yüzdelik dilime giremeyeceksem neden çalışayım?’ diyor. ‘Yüzdelik dilime giremezsem’ diye ağlayan çocukları teselli ediyoruz. Öğrencilerin psikolojisi bozuldu.”

Pervin Kaplan yazısını, çocukları ve aileleri rahatlatacak bir sistemin bir an önce açıklanmasının önemine işaret ederek tamamlıyor.

Tüm öğrencilerin, eğitimcilerin ve ailelerin dileği, adil, eşitlikçi bir yöntemin bulunması. Ancak görünen o ki, ortada sadece kocaman bir kafa karışıklığı var. Yazık bu çocuklara.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın