Suriye’de Kentli Kadın Olmak

0

Diyelim ki yaşadığınız mahallede kimin dost, kimin düşman olduğunu bilemiyorsunuz. Kadınsınız, aileniz var. Eşiniz, çocuğunuz evden dışarıya çıktığında yüreğiniz sızlar çareyi dualarda ararsınız.
Aslında kimseyle bir kavganız, sürtüşmeniz hatta tartışmanız bile yoktur. Nasıl bir aile içinde yer aldığınız konusunda hiçbir dâhiliniz de olamaz. İnsanlar ailelerini, kökenlerini, dinlerini seçemez. Kendinizi bilmeye başladığınızda birileri kulağınıza üfler. “ Sen Alevisin, Sünni’sin, Arap’sın, Yahudi’sin, Hristiyan’sın ya da Müslümansın.” diye. Belki de bunları duymasan, ne olduğun bir anlam ifade etmez, sokakta oyun oynarken önemli olan kökenin değil sosyal yeteneklerin öne çıkar.
suriye3
Burası Orta Doğu’dur. Zemin kaygan, aktörler de işlerinin uzmanıdır. Sizin için önemli olan yaşamı mümkün olduğunca normal sürdürmektir. Belki evinizin yakınlarında hiçbir çatışma yaşanmamıştır. Veya tarafların birbiri üzerine attığı bombaların menzili dışında kalabilmişsinizdir. Akrabalarınız mülteci kervanında Ürdün, Türkiye sınırında yaşama tutunmaya çalışıyorlardır. Onlarla haberleşmek artık hayal bile edilemez.
Siz yine de olağan yaşamınızı sürdürme çabasındasınızdır. Sorumluluklar, yaşam gailesi derken ülkede olup biteni bir şekilde göz ardı edebilirsiniz. Böylesi olaylar bu coğrafyada normal karşılanır. Ama bilirsiniz ki iç savaşın gazabı bu kez sizin ülkenizin üzerindedir.

Mideast Syria
Diyelim ki, bu güne kadar yaşanan tüm şiddet sizin kapınızdan içeri girmedi. Çocuklarınız sadece gece saatlerine duydukları patlama sesleri yüzünden sadece sizinle birlikte uyumakla huzur buluyor. Eşinizin ağzını bıçak açmıyor. Maddi kaygılar bir yana artık can güvenliğiniz bile tehdit altında. Bölük pörçük haberler geliyor ülkenin dört bir yanından. Çeteler, kimyasal silah kullanımı, sorgusuz sualsiz infazlar…
Bir umut diye gözünüzü batı dünyasına çeviriyorsunuz. Ama oradan gelen haberler daha da ürkütücü… Bir hava saldırısından söz ediliyor. Kimyasal saldırıyı, kimin yaptığı konusunda somut bir veri olmadan” insanlığa karşı suç” nedeniyle bir gövde gösterisi peşindedir uygar dünya.
Bilmem kaç metreden fırlatılan bombaların doğru adresi bulabileceğine inanmak mümkün mü? Diyelim ki kadınsınız ve aileniz var. Eşiniz, çocuğunuz evden dışarıya çıktığında yüreğiniz sızlar çareyi dualarda ararsınız.
Bir an için kendinizi Suriyeli bir kentli kadının yerine koyun ne hissederdiniz?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın