Seksin de Alzheimer’ı Olur mu Demeyin…

0

 

Hayat o kadar tüketici ve koşuşturmalı ki, bazen günü bitirmeye nefesim yetmeyecek gibi hissediyorum. Baktığınızda düzenle ilgili bir sıkıntım yok. Çoğu insan için hayali bile kurulamayacak seviyede refah, sağlıklı evlatlar ve onca yılın ardından hala aynı espriye birlikte gülebildiğim bir eş.
“Daha ne istiyorsun?” diyebilirsiniz. Hatta belki, bunu biri gerçekten yüksek sesle söylemeli. Çünkü beynimin bir bölümü kendisini felç etmeye çalışıyor. Hayatı günlük rutin içinde geçiştirip, geceye sadece iyi geceler öpücüğü ve sevgi sözcükleri bırakıp uykuya esir düşüyor.
Bu mudur? Yani, yatağa mümkünse farklı saatlerde sızıp, sadece varlığına hissedip şükretmek yeterli midir? Yetişkin dünyasında dile getirilemeyen, ama satır aralarında hissettirilen seks unutkanlığı belki de salgın düzeyine ulaştı. Ama henüz toplum sağlığını direk tehdit etmediği için önemsenmiyor olamaz mı?

yorgun5

Neyse genel sağlık sorunlarını bir kenara bırakırsak, insanların en kolay vazgeçebildiği ihtiyacın cinsellik olduğuna inanıyorum. Bu konu da yine dönüp dolaşıp, topluma dayatılan moda kavramları günah keçisi ilan etmek gerekiyor bence.

Her şeyin adım adım tarif edildiği, hangi yemekle ne içileceğinin, nerede, nasıl giyinilmesi gerektiğinin, eşinizin söylediklerine vereceğiniz cevapların bile kurallara bağlandığı günümüzde seks doğallığını yitirdi.

Önce hazırlanacaksın, yemeğe gideceksin, hafif bir müzikle ortamı rahatlatacaksın, bir dönemin moda siyasi sloganında söylendiği gibi “mış gibi” yapacaksın. Yani nereden bakarsanız bakın, içten pazarlıklı bir yaklaşım.
İşin kötü yanı, bu aşamalardan geçmezsen, bir şeylerin yanlış olduğu hissiyatı gelişiyor. Günümüzde seks ihtiyaçtan öte, yetişkinlerin oyun bahçesine dönüştü. Oyun oynamak istemiyorsan, şalteri indirip karanlığa sığınıyorsun. Hatta mümkünse yatağın en köşesine çekilip eşine dokunmamaya çalışıyorsun.

seks28

Hadi biraz da yaşlı edebiyatı yapalım. Eskiden coşku, haz gibi duyguları yaşamak için ayak oyunlarına ihtiyaç yoktu. İnsanlar kendi bedenleriyle ve hisleriyle barışıktı. Rol yapmaya gerek yoktu, çünkü arzu, en az yaşam kadar gerçekti.
Doğal olarak insanların bu kadar da sorunu yoktu. Kredi kartı ödemeleri, okul taksitleri, geleceği güvence altına alma telaşı insanda ne arzu ne de şevk bırakıyor. Üzerine bir de ertesi günün yoğun programını ekleyince ,”bunun yarın gecesi de var” demekten daha kolayı yok. Ama illa ki geceyi beklemek lazım! Nedense seksi geceye bırakıp yorgunlukların ardına sığınmak işimize geliyor.
Gerçekten merak ediyorum; seks Alzheimer’ı diye bir hastalık var mı?

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın