Salgının Adı Dövme-Zilli Zarife

1

“Havalardan mıdır nedir bilinmez, kadınlara bir haller oldu…” Zilli Zarife son günlerde en çok bu cümleyi dillendiriyor. Haksız da sayılmaz hani?
Henüz havalar ısınmamıştı, yağmur yağıyordu ve Zilli Zarife’nin arkadaşları sonsuz gençliğin sırlarının peşinde koşuyordu. Da Vinci’nin Şifresi’ni çözermiş gibi estetik cerrahların yetenekleri sorgulanıyordu. Ardından korse modası yayıldı. Kimi karnını, kimi tüm vücudunu cendereye sokup, nefsini açlıkla terbiye ediyordu. Öyle ya, kurulan hayallerin, verilen paraların, çekilen acıların sonunda vaat edilen cennete sadece haftalar kalmıştı. Doktor, ince ve diri bir bedene sahip olmak için operasyon sonrasında “size aç kalmayı ve kendinize işkence yapmayı öneriyorum.” demişti. Olsun sayılı günler geçti ve Zarife’nin arkadaşları, artık aynanın karşısında çok mutlu.
Sıra gardıropların yenilenmesine gelmişti. 0 bedene ne yakışmaz? Daha önceleri bol ve siyahın ardına saklananlar, mağazalarda askılı elbiseler, mini etekler, iddialı kostümler denemekten kendilerini alamıyor. Buna kimsenin itirazı yok. Zarife kendini yenilemesi için bir sponsor bulamadığından, tüm olup biteni izlemek ve dinlemekle yetinmek zorunda kaldı.
Ama hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması ile birlikte baş gösteren yeni salgına nasıl bir yorum yapılır ki? Bu hastalıkla ilk Amerikan filmlerindeki denizci tiplemesiyle tanışmıştı Zilli Zarife. Hani şişkin pazuların üzerine çizilmiş kadın resimleri vardı hatırladınız mı? Ardından mahallenin ağır abileri keşfetti dövmeyi. Dövmenin yapılış süreci ile ilgili dilden dile dolaşan şehir efsanesi, kadınları bu zevkle tanışma süresini en az 20 yıl geciktirdi.
Önce minik semboller için gidildi dövmecilere. Doğum sancısının bile etkilemediği kadınlar, dövmenin çekim alanına girmişti. Zarife’nin arkadaşları da dövme sektörüne kol üzerine çizilen çiçek, böcek resimleriyle adım attı. Sonrasında yaz giysileri arasından selama duran daha büyük motiflere geçildi. Sırt bölgesini uçuş alanı ilan eden martılar, kelebekler salgının habercisiydi aslında.

dövme10

Zilli Zarife son hafta içinde salgının vardığı noktayı algılayabildi. Sadece 4 gün içinde en az üç arkadaşı vücutlarının muhtelif noktalarına dövme yaptırdı. İşin garibi, bu kadınlar en görünen noktalarına, kimsenin karşı çıkamayacağı desenleri; çocuklarının isimleri, eşleri ile kendilerinin adlarının baş harflerini yerleştiriyordu. Ama “benim tercihim benim vücudum” sloganıyla daha derinlerde kendi beğenilerine yer verdiler. Dövme yaptırmanın da riski varmış. Dövmeyi yapanın en ufak bir hatası, bu yola baş koymuş insanları üzüyormuş. Sadece resmin doğru yapılması yetmiyor, bir de konumun doğru ayarlanması gerekiyormuş.
Minik desenlerden, vücudun farklı noktalarına yayılan dövme salgınının en iyi yanı, kadınların motif tercihinde doğanın en büyük parsayı toplaması. Ama siz, siz olun bugünlerde kadın arkadaşlarınızla karşılaştığınızda sıkı sıkı sarılmayın. Estetik operasyon ve dövmenin verdiği acı birkaç gün sürebilir.
Ne demişti Zilli Zarife? “Havalardan mıdır nedir bilinmez, kadınlara bir haller oldu.”

Lütfen Paylaşın...

1 Yorum

Yorum Yapın