Paris’te It-bag arayışı

0

Paris yüzyıllar boyunca insanlık tarihine, dünya modasına, sanat akımlarına ve felsefe akımlarına yön vermesi ile başka hiçbir kentin sahip olamadığı bir büyüye sahip. Öte yandan, moda ve lüks tüketim merkezi olarak eşi olmayan bir kent. 2013 Temmuzunda Paris’e gittiğimde bir de yeni bir It-bag almaya karar verdim. It-bag arayışında ilk durak Galeries Lafayette.

paris-galeries-lafayette

Galeries Lafayette’den içeri atılan ilk adım ile büyük bir uğultu ve korkunç bir kalabalık bizi karşıladı. Louvre müzesinin önünden geçmemiş bir turist kalabalığı çanta almak için çeşitli markaların önünde sıraya girmiş durumda. Bunlardan en dikkati çekenleri ise Galeries Lafayette’in içindeki Chanel ve Louis Vuitton butiklerinin önündeki uzun kuyruklar. Chanel butiğinin içine girmeyi bekleyen insan selinin (büyük bir çoğunluğu Çinli veya Japon) yanlarında telsizleri ellerinde gezinen, siyah takım elbiseli koruma görevlilerine” ne kadar beklerim?” diye sorup en az 2 saat cevabını alınca Louis Vuitton bölümüne yöneldik. Louis Vuitton’da durum daha farklı değil idi. Aynı uzunluktaki kuyruk büyük bir ihtimal ile Chanel kuyruğunda bekleyen Çinli hanımların kızları veya eşleri ile dolu idi. Giriş katındaki butik ve kuyrukları bırakıp 1.kata yönelince oradaki butiklerde daha az sıra olduğu için Louis Vuitton butiğine girebildik ama bu sefer de bana yardımcı olan satıcı bayan sadece bir iki çanta gösterebildiği için It-bag arayışındaki çılgın kalabalığı arkamızda bırakıp Galeries Lafayette’ten çıktık.

Rue Cambon’daki Chanel butiğine gidip yanımda benimle dolaşan 14 yaşındaki kızıma da 20.yüzyılın öncü kadınlarından Gabrielle Chanel’in nasıl sadece kendi yetenekleri ile bir moda imparatorluğu yaratıp kadınlara özgürlük fikrini aşıladığını göstermek istedim. Fakat Chanel’in 1910 yılında açtığı butiğinin önü de hem çok kalabalıktı hem de içeri girmek için saatlerce beklemek gerekiyor idi. Gabrielle Chanel’in simgelediği özgürlük, kadınların kendilerine yetebilmeleri, finansal bağımsızlık ve toplumun kısıtlarına karşı başkaldırma felsefesini bilmeyen bir sürü insan kapitone baskılı, zincir askılı klasik Chanel çantasını sadece simgelediği statü için almak üzere sırada bekliyorlar idi. Markanın çoktan büyük bir şirket olan Weinberg’e geçmiş olması ise çok bir anlam ifade etmiyor görünüyor.

chanel

Bir sonraki durak Avenue Montaigne’deki butikler idi. Bütün markalar bu nezih, sessiz caddede yan yana dizildikleri için diğer alış veriş seçeneklerine göre sakindiler. Chanel veya Louis Vuitton çanta almak isterseniz Avenue Montaigne iyi bir seçim, çünkü korkunç kalabalıklar yok, bütün modelleri görebilirsiniz. Buradaki temel fark ise ortam, Galeries Lafayette’de nasıl giyindiğinizin veya göründüğünüzün çok bir önemi yok iken bu caddede alış veriş etmek istiyorsanız, kılık kıyafetinize özen göstermeniz gerekiyor, ortam daha soğuk ve kibirli. Belki de bu nedenle diğer butiklere göre bu caddede bekleyen insan kalabalıkları ve uzun kuyruklar yok.

louısvitton1

En son olarak da gene Grand Magasins bölgesinde Printemps’a geçip kendimizi son derece nazik, kibar satıcılar ile dolu Louis Vuitton’da buluyoruz. Burada bütün modeller açıkta sergilenmekte ve fiyatları ile beraber görülebiliniyor. 1930 yılında Louis Vuitton’un Gabrielle Chanel için tasarladığı Alma modelinde karar kılıp It-Bag arayışımızı sonlandırıyoruz. Böylece, 1930 yılının It-bag’ini 2013 yılında da It-bag olarak almış oluyorum. Chanel’in kendi tasarladığı çantaların dışında kullandığı tek çanta olan Alma’yı alınca Louis Vuitton satış temsilcisi aldığım çanta, tarih ve pasaport detaylarını bilgisayar kayıtlarına giriyor. Bunun nedeni ise bir müşterinin, her 3 ayda bir en fazla 2 çanta ve bir cüzdan almasına izin verilmesi. Bir sonraki Louis Vuitton alış verişinizde sistemdeki bilgilerinize bakılıyor ve ona göre alış verişinize izin veriliyor. Talep o kadar yüksek ki hem Chanel hem de Louis Vuitton ancak alış verişe kısıtlamalar koyarak bu taleplere cevap verebiliyorlar. Sonuç olarak Paris dünya moda merkezi olarak her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor ve o turistlerin bir kısmı evlerine yeni çantalar ile dönmek istiyorlar, bu büyük talep ise kendi düzenini yaratmış.

paris

Öte yandan, annemin bana 1982’de aldığı ve yepyeni duran Louis Vuitton çanta hala aynı modeli ile satılmakta ve şimdi kızıma geçti; anneannemin 1958’de aldığı, annemin 1980’lerde aldığı bütün Louis Vuitton ve Chanel çantalar aynı modelleri ile hala satıştalar ve eskimeden yıllarca kullanılıyorlar. Klasik modeller benim yeni aldığım çanta örneğinde olduğu gibi son 83 yılda hiç değişmemiş, hala en moda çantalar arasında ve belki de ileride torunumun kullanacağı bir çanta olarak duracak. Bu da her ne kadar ciddi bir paraya mal olsa da bu iki markanın çantalarının diğer markalara göre daha uzun ömürlü olduğunun bir göstergesi.

louısvitton

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın