Orta Yaş Krizi mi?

0

Kadın ya da erkek fark etmiyor kırklı yaşlar kapıyı çaldığında bir yeniden doğuş fırtınası esiyor yaşamlarda. Bahar temizliği yaparmışçasına hayat evimizin dibini köşesini havalandırma, elden geçirme telaşı yaşıyoruz.
Kimimiz “hayat elimden kayıyor” kaygısıyla radikal kararlar verip sistem dağıtıp, yeni sistem kuruyoruz. Öyle bir aceleyle yapıyoruz ki bu değişimi, aslında ne istediğimizin farkına bile varamıyoruz. Sonuç, acemi ustaların her tamir sonrasında artırdığı ve nereye ait olduğu bilinmeyen parçalar denizinde yüzmek oluyor. Ne yeni sistemi hakkıyla çalıştırabiliyoruz ne de eskisine dönmeye cesaretimiz kalıyor.
Sanki başarabilirmişiz gibi uç hayaller kuruyoruz. Kenti terk edip köye, denize, doğaya dönme planları aklımızı kurcalarken, “ne yardan ne de serden” vazgeçebiliyoruz. Tepemizde sallanan sorumluluk kılıcı, eteğimizi çekiştiren “”yarın” kaygısı, genç hayallerimizi süpürüveriyor.
“ Orta yaş” dediğimizi gençlikle yaşlılık arasında bir köprü sananlar da var aramızda. Kimse de köprünün diğer yakasına geçmeyi istemiyor. Sonsuz bir gençlik arzusu dış görünüşümüzü tutsak alıyor. Erkekler nispeten biraz daha spor giyinmeye gayret gösteriyor. Yıllarca kravatsız güne başlamayı reddedenler, şimdilerde, uzun saç, aksesuar, spor, yoga ve hobi arayışlarıyla gündemde.
ortayaş4
Onlar için başarının ölçüsü, çevrelerinden ne kadar genç göründüklerine dair övgüler. Hele övgüler kadınlardan geliyorsa, ne ala! Bu yaş grubundaki erkeklere biraz daha yakından bakın; beğenilme ihtiyaçlarını çok rahat anlayacaksınız.
Kadınlar için durum biraz daha vahim. Çünkü bir nebze olsun, sonsuz gençliğin çaresini bulduklarını sanıyorlar. Gençlik eşittir dış görünüm denkleminin çözümünü hayata geçirmek için büyük uğraş içindeler.
Mucize kremler, sihirli ameliyatlarla yılların izini, yaşanmışlıkları yok ediyoruz. Buna itirazım yok. Ama çizgileri, fazlalıkları ne kadar yok etsem de yavaşlamam gerektiğini yıllar bana zorla öğretiyor.
ortayaş5
Yaşama dair duruşumu değiştirme konusunda hala tutucuyum. Dostluklarımı korumak ve yaşamıma yeni insanlar sokmak açısından ise çok kıskancım. Bunlar beynimin hala kendini köprünün öte yakasında olduğunu sanmasından dolayı henüz kolay. Ama fiziksel performans denen şey, orta yaş köprüsünün bir yakası daha olduğunu hatırlatmaktan geri kalmıyor.
Yine de bir yerlerde yaşamla, yaşlanmayla barışmak gerektiğine inanıyorum. Gençlik denilen o sayfada kalmak yerine, yaşam oyununda yeni bir seviyeye atlamak, bilmediğim heyecanları da tatma şansını yakalamamı sağlayacaktır. Daha çok okumak, dinlemek, anlamaya çalışmak, keşfetmek için ne kadar vaktim kaldığını kim bilebilir ki?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın