Orta Okul Bitti,Sıradaki…

1

Yaşam döngüsü. Son 24 saatte bu sözler kafamda yankılanıp duruyor. Belki de yaşam denen bu oyunda, bir anlamda, yeni seviyeye atladığım içindir.
Yaş, kemale erdi de geçiyor. İlk göz ağrım, artık çocuk olmaktan çıkıp resmen yetişkin dünyasının ilk basamağına terfi etti. Boyu bir buçuk metre bile değildi onu bu okula gönderdiğimde. Bugün ise, tüm kız arkadaşları gibi çirkin ördek yavruluğundan çıkıp kuğu olma sürecine girdi. Kadın olmanın ilk adımlarını gördüm . Topuklu ayakkabılar üzerinde acemi leylekler gibi yürüyenler mi istersiniz yoksa giydikleri mini elbiseleri rüzgâra karşı can siperane savunanlar mı? Hepsinde öyle ya da böyle büyüdüklerini haykıran bir eda…

shutterstock_142441249

Geç bulduğum, ama hep gurur duyduğum oğlum da o sahnedeydi. Hafif mahcup, bir o kadar da kendinden emin. Daha dün, kendi doğum günü partisinden kaçarken, babasının kollarına sığınan, şimdiyse ben de dâhil birçoklarının dikkatini ve beğenisini toplayan genç adam… Ve diğer genç adamlar… En azından birkaç yıl daha barışamayacakları kumaş pantolon ve gömlek tuzağına yakalanmış küçük adamlar.
Evlatlarımız ilköğretimi tamamladılar. Sekiz yıl nasıl çabuk geçti? Şimdi zorlu bir süreç bekliyor onları. Orta öğretim ile birlikte büyümenin en sancılı dönemi at başı gidecek. Zorlanacaklar, belki düşecekler, ama ayağa kalkmayı da başaracaklar. Çünkü onlar “biat” döneminin çocukları olmadılar. Her şeyi ama her şeyi sorgulayan bir kuşak onlar…
Daha şimdiden “ sardı korkular, gelecek yıllar” şarkısını mırıldanmaya başladım. Artık evimizde, bizimle, sadece birkaç yıl daha yaşayacak genç insanlar var. Ve umarım önlerinde de parlak bir gelecek olacak.
Yaşam döngüsü demiştim en başında. Biz büyüdük, sıra onlarda… Dilerim, okulun mezuniyet töreninde konuşan arkadaşlarının söylediği gibi, her anlamda “çevre duyarlılığı” olan bir kuşağın temsilcileridirler.
Bir sır vereyim mi? Ben bu törene 8 yıl sonra yine gideceğim. Çünkü küçüğüm de ablasının okulunda… Ben yine ağlayacağım, eşim yine elimi tutacak… Çevremde yine dostlarımız… Bu arada itiraf etmeliyim ki dostlarımın duygusallığını kullandım. Çünkü bugün hepsinden söz aldım, o kadar genç ebeveynin karşısında kendimi zorda kalmış gibi hissetmeye dayanamam. Bu yazıyla onları da bağlamış oluyorum.
Ve iyi ihtimalle ilk göz ağrım ve oğlum yükseköğretimin son dönemlerinde olacak. Onlar yeni hayatlarına doğru giderken, biz hayallerimizi bir süre daha erteleyeceğiz. Olsun varsın. “Yeter ki gün eksilmesin penceremden…”
2013 mezunları siz muhteşemsiniz…

Lütfen Paylaşın...

1 Yorum

  1. Dün gece evde genç adamla oturduğumda aynı duyguları paylaşıyordum, Allah’tan küçük faremiz var:)

Yorum Yapın