Öfke ya da Kızgınlık Anında Bir Nefes Alın…

0

Yaşam her noktada adil değil. Gün içinde yaşadığınız anlık bir durum sizi dünyanın en öfkeli insanı yapabilir. Ama olayın üzerinden birkaç saat, gün belki de ay geçtiğinde öfkenin yerini sağduyu alacaktır. Bu ayrı bir tartışma konusu. Ancak gazetelerin üçüncü sayfasına bir göz attığınızda anlık öfkenin nelere mal olduğunu görebilirsiniz. Tamam, hepimiz aklı başında insanlarız ve kendimizi kontrol edebiliriz. Yine de çok kızgın olduğunuzda bazı konularda özenli davranmak, hem ruh sağlığı hem de sizin ve başkalarının bedensel sağlığı açısından büyük önem taşır.

öfke

Hani Amerikan filmlerinde olur ya, adam ya da kadın öfkeyle kapıyı çarpar otomobiline biner son sürat o kızgınlığın yaşandığı yerden uzaklaşır. İşte en önemli yanlış. Öfkeli insan beyni araç kullanmaya değil, saldırmaya programlanmıştır. Üstelik kızgın insan duygularının yoğunluğundan dolayı sadece karşıya bakıp hız yapar. Çevresindeki insanları, araçları fark etmez. Bu nedenle öfkeliyseniz ya araç kullanmayın ya da hız kontrolünü sağlayıp çevrenize dikkat kesilin… Ne diyordu Müslüm Baba? “Son pişmanlık neye yarar?”
Asla bilgisayarın başına geçip o öfkeyle birilerine e-posta göndermeyin. Çünkü “gönder” bölümünü tıkladıktan sonra hiçbir şeyi geri alamazsınız. En iyisi bir Word dosyası açıp içinizdekileri bir bir yazıp, sakinleşince sonra yeniden okumak. Hiç olmazsa yazım hatalarını yakalarsınız.

öfke2

Öfke anında alkolle sakinleşilebileceğini düşünmek de ayrı bir sorun. Çünkü alkol insan beyninin kontrol mekanizmasını devre dışı bırakabilir. Bu durumda ortaya duygular yani öfke çıkar ki bu her zaman istenen sonuç vermez.
Kızgın olduğunuzda uykuya sığınmak da pek makul bir yol değil. Uzmanlar uyku halinin, öfkeye yol açan durumun beyin tarafından sahiplenilmesi ve kalıcı hafızaya yerleşmesine neden olacağını savunuyor.
Doğal olarak öfkeli olduğunuzda kendinizi yemek yemekten de alıkoymanız gerekiyor. Çünkü öfke anında vücut şekerli, yağlı ya da karbonhidrat ağırlıklı gıdalara ihtiyaç duyar. Siz hiç kızgın olduğunda “eve gidip pazı kavurayım da yiyeyim.” Diyen birini tanıdınız mı?
Öfkeyi kontrol edemediğinizi hissettiğinizde tartışmayı sürdürmenin bir anlamı yoktur. Bu noktada ağzınızdan çıkanları büyük ihtimalle kulaklarınız duymayı istemeyecek. Akıllıca olan şey, tartıştığınız kişiden sakinleşmek için zaman talep etmektir. Bu iki tarafa da durumu yeniden değerlendirmek için bir şanstır.

nefes

Kabul edelim ki artık hiç birimiz çocuk değiliz. Öfkenin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini her gün farklı mecralardan duyuyor, görüyor veya okuyoruz. Araştırmalar, öfke patlamasını takip eden iki saat içinde kalp krizi ya da inme riskini ortaya koyuyor. Üstelik bu süreçte kalp krizi geçirme ihtimali 5 kat inme olasılığı da 3 kat artıyor. Eğer tansiyon sorunu ile tanıştıysanız kızgınlığın size verebileceği zararı da hesaba katmanız lazım. Ne demiş atalarımız? “Keskin sirke küpüne zarar verir…”
Ne olursa olsun sağduyuya sahip çıkmakta yarar var. Karşınızdaki insanı kafanızda mahkûm etmeden önce anlamaya çalışmak için çaba harcamak lazım. Peşin hükmün faturası ağır olabilir.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın