Neden Çocuk İstemiyorlar?

0

Gelişmiş ülkelerde doğum oranının düşük olması herkes tarafından bilinen bir gerçek. Özellikle Avrupa’da birçok ülke, halkı çocuk yapmaları konusunda cesaretlendirici ve yaşamı kolaylaştırıcı düzenlemeler yapıyor. Ancak alınan önlemlerin anlamlı bir değişiklikle sonuçlandığını söylemek zor.
Çünkü eğitim düzeyi ve yaşam standartları yükselen genç nüfus çocuk sahibi olmayı bir “külfet “ olarak algılıyor. Çocuk yetiştirmenin zorlukları konusunda yeterince fikri olan bu grup bu “yükün” altına girmeyi mümkün olduğunca erteleme yoluna gidiyor. Peki neden?

gokyuzu
Öncelikle iyi eğitim almak ve kariyer basamaklarını hızlı tırmanmak için çok çaba harcayan insanlar yaşam standartlarını korumakta hassaslar. Kendi programları, tatilleri, beklentileri ve öncelikleri konusunda taviz vermeye çok da istekli olmayabilirler. Bencil yaftasını yapıştırmak belki onlara haksızlık olur. Ancak çocuk sahibi olduklarında hayallere en azından bir süre de olsa veda etmeleri gerektiğini bilecek kadar eğitimliler.
Dünyanın gidişatı konusunda endişeler de eğitimli genç grubu çocuk sahibi olma konusunda ikilemde bırakıyor. Son yıllarda yaşanan ve her kesimi kasıp kavuran ekonomik krizler, küresel terör tehdidi ve gelecek konusundaki endişeler “bu dünyaya çocuk doğurmak gereksiz” görüşünü güçlendiriyor.
Çocuk büyütme konusunda kendilerini “yeterli” hissetme konusunda bir sıkıntıları yok. Onlar için eğitimli sıfatını boşuna kullanmıyoruz. Onlar çocuk yetiştirmeyle ilgili her türlü teorik bilgiye sahiptirler. Devlet okullarındaki eğitimin yetersiz, ancak özel okulların da çok pahalı olduğunu bilirler. Çocuklarına kendi çabalarıyla eğitebileceklerini düşünürler, ama dışarıda yapacak o kadar çok şey varken bu planı belirsiz bir geleceğe kadar ertelerler.
shutterstock_142442551

Doğal olarak, para da önemli bir gerekçe. Çocuk sahibi olduklarında kendileri için harcama yapma lüksünün azalacağının farkında olan bu yeni yetişkin grubu maliyet hesaplamaları yapmakta bize göre daha bilgililer. Çocuk için harcamanın maddi olarak dönüşü olmadığını kendi tecrübelerine dayanarak bilirler.
Belki de çocuk sevmiyorlardır. Bir çocukla en fazla 20 dakika zaman geçirecek kadar sabırları olduğunu bilip çocuk sahibi arkadaşlarını geçici bir süre (10 yıl kadar) görmemeyi tercih edebilirler. Ne de olsa kendilerini hala çocuk olarak tanımlıyorlardır.
Ve her şeyden önemlisi sorumluluk almak istemiyorlar. Şık giyinip işte başarılara imza atıp, hobilere zaman ayırıp, dostlarla zaman geçirmek daha akıllıca geliyor onlara. Yaz tatilinde gün boyu güneş altında tembellik etmek ardından akşamları eğlenmek dururken neden bir çocuğun yemesi, uyuması ve oynaması ile uğraşmak zorunda kalsınlar ki? Ya da çocuksuz bir yaşamda her zaman ertelenebilecek temizlik, bulaşık yıkamak, yemek hazırlamak gibi zorunluluklar altına girilsin ki? Henüz kendilerine bakamazken, çocuk sorumluluğu almalarını beklemek pek de makul değil.

hamile calisan kadın
Eğitimli, kariyer sahibi ve iyi para kazanan kesimin kadınlarının dış görünüşle ilgili kaygılarını da göz önünde tutmak lazım. Hamilelik boyunca alınacak kilolar, doğum sonrasında yaşanabilecek deformasyonlar da çocuk sahibi olma seçeneğini onların hayatından çıkarıyor. Üstüne hamilelik, doğum ve çocuk büyütürken kariyerde meydana gelecek olan boşlukları ekleyin, endişenin katmerleneceğini görebilirsiniz.
Evet, kabul edelim bu kesim çocuk sahibi olmak istemiyor. Ancak aradan 10-15 yıl geçtikten sonra bu kararlı duruştan vazgeçen çok insan var. Yıllar sonra her türlü sıkıntısı, maliyeti ve zorluğuna rağmen çocuk sahibi olmayı göze alan ancak bu sefer doğanın cezasıyla karşılaşanlar da oluyor.
Herkesin tercihine saygı duymak gerekiyor elbette ama…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın