Neden Boşanıyorlar?

0

Bu aralar evliliklerin üzerinde kara bulutlar geziyor. Bir yanda adı henüz koyulmamış ekonomik kriz, diğer yanda kelimenin tam anlamıyla tahammülsüzlük. En az on yıllık evliliklerin çatırdaması insana iki türlü kaygı veriyor. İlki cephede yanında arkadaşı ölen askerin ilk tepkisi gibi “ben ölmedim.”, ikincisi “nasıl yardım edebiliriz?”
Dışarıdan bakıldığında birbiriyle çok iyi anlaştığı sanılan çiftlerde, bazen sonsuz yalnızlığa dokunabilirsiniz. Mükemmel çift damgasını yedikten sonra anlattığınız hiç bir sorun ciddiye alınmaz. Bunca yıldan, onca emekten ve ulaşılan hedeflerden sonra dönüp sorarlar;”nereye?” diye…

shutterstock_142773598

Ama;
Uzun soluklu ilişkilerde zamanla çiftlerin birbiriyle olan bağı zayıflayabilir. Genel geçer ilişkilerde olduğu üzere, erkek para kazanır , kadın çocukları arkasını toplar. Ancak çocuklar kendi kanatlarıyla bir şekilde uçabildiğinde işin şekli değişir. Kimileri yeni maceralara yelken açmaya kalkışır, kimi küllenen ateşi canlandırmaya çalışır…
Bir de insanlar ömür denen şeyin sınırlı olduğunun farkına varabilirler. Yaşamlarında bir kez bile olsun ölüm riskini deneyimleyenler daha radikal tutum sergileyebiliyor. Hayat sorgulanır, amaçlar gözden geçirilir ve ille de “yüreğinin götürdüğü yere git.” çağrısına kulak verilir. Yargılamaya hakkımız var mı?
Emin olun orta yaşın sizden götürdüğü çok şey vardır. Artık anne babanız sizin çocuğunuz olmuştur. Sağlık sorunları yavaş yavaş mevzi kazanmaya başlar. Üstelik zamansız kayıplar karşısında dayanıklılık testini de geçmek zorundasınızdır. Eğer bir çift olarak birbirinize yaslanamıyorsanız sıkıntı var demektir.
Ve çözüm;

shutterstock_41049001
Koşullar değiştikçe uyum sağlamayı öğrenmek gerekiyor galiba.
Mutlaka çiftler arasında bir çatışma yaşanacak. ( sözkonusu olan çocuklarsa, çatışmadan kaçınmak imkansızdır.) Önemli olan belki de çatışmayı aile açısından kazanca dönüştürmeye başarabilmek. En azından iletişim kanallarını açık tutabilmek.
Çocuklara,aileye,ebeveynlere,eşe dosta rağmen sevgili olabilmeyi başarabilmek.
Eşin ihtiyaçlarını,sıkıntılarını, beklentilerini annemizin yöntemleri dışında dinleyebilmek…
Moda deyimiyle şiddetsiz iletişim yöntemlerini öğrenip yaşama uygulayabilmek…
Kendinizi doldurmadan, size objektif bakabilecek, yorum yapabilecek dostlarla konuşabilmek.

shutterstock_113782171
Unutmayın siz adına evlilik denen kurumu yaşama geçirmek için çok mücadele verdiniz. Vazgeçmeyi düşünüyorsanız bir daha düşünün. Onca emek boşa mı gidecek? Hem el alem ne der? ( anne sesi)

.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın