Ne Çok Konuşur muşuz Meğer?

0

17 Aralık 2013 tarih yazıcıları tarafından nasıl yorumlanacak bir fikrim yok. Şu an için anlayabildiklerim, hükümet ile cemaat arasında henüz kesin olarak bilinmeyen bir gerekçeyle bir kavga olduğu. Kimine göre neden dershaneler, kimine göre güç savaşı…

Operation
Bir de operasyon lafını çok duyuyorum. Rüşvet, yolsuzluk, haksız kazanç ve tasfiye operasyonları. Birilerinin evinde çok para bulunmuş, birilerinin evinde de para sayma makinaları. İşin ilginç yanı, bu insanlar arasında bir kamu bankasının genel müdürü ve kabine üyelerinin çocukları var. Tabii bir de magazin basının gözdesinin kaç yaşında olduğu ya da nerede doğduğu tam olarak kesinleşmemiş eşi…
Başta emniyet olmak üzere birçok kamu kurumunda tasfiyeler yapılıyormuş… Görevden alınan polis müdürlerinin sayısını bilen var mı? Fişlemenin artık sıradan sayıldığı ülkemizde bürokrasinin müdür katmanında kaç kişi istihdam ediliyormuş şaşırdım. Müdürlük makamının da çok güvenli olmadığı da anlaşıldı.
Demokrasinin kuvvetler ayrılığı ilkesi olduğu öğretilirdi okullarda. Şimdi alelacele değiştirilen genelgeler ve atamalardan bahsediliyor. Basının kamuyu aydınlatma görevi ise umutların ötesinde bir şehir. Peki, sessiz sedasız işini yitiren basın emekçilerinden haberdar mısınız?
Tabii bir de işin uhrevi boyutu var. Dualar, beddualar… Sağlam bir dini bilginiz yoksa ortada konuşulan lafların birçoğunun mealini anlamanız çok zor.
Büyük resim, masumiyet karinesi bir de uluslararası komplo kavramları ortalarda dillendiriliyor. Ne hukuk bilgim var, ne de casus romanlarına merakım. O nedenle bu kavramlar ilgi alanım dışında kalıyor.

bebiş

Bir dönem televizyonlarda dizi film furyası vardı. Şimdi her gece uyurken, acaba yarın nasıl bir skandal duyacağız diye merak ediyoruz. Ekranları konuşan kafalar işgal etmiş durumda. Sosyal medya kesinlikle daha eğlenceli.
Ama şimdi canları yananların dile getirdiği sehven, ekleme, iftira sözcükleri sanki bir yerlerden tanıdık geliyor.
Bunlar sadece magazin aslında.
Gerçek, ilik naklinden sonra Melis’in gülen yüzüdür.

meliss
Gerçek, pencereleri naylonla kapatılmış gecekonduda soğuktan ölen Ayaz bebektir. Gerçek, son bir haftada ülkenin ekonomik göstergelerinde yaşanan dalgalanmanın ceplerde yarattığı boşluktur. Gerçek, şeffaflık listesinde Türkiye’nin kaçıncı sırada olduğudur. Gerçek, dünyanın en pahalı benzinini kullanmamızdır. Gerçek, gelecek ile ilgili kafalarda yaşanan kaygıdır.
Ve güç odakları savaştığında bedeli ödeyen hep aynı değil mi? Filler tepişince otlar mı ezilirdi?

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.