Mutlaka Bir Yol Bulacağız!

0

 

        8 Mart Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne şunun şurasında bir gün kaldı. Dünyanın dört bir yanındaki kadınlar yaşamak için, hakları için daha iyi bir dünya için meydanlarda, sokaklarda… Türkiye’de durum biraz karışık. Terör endişesi nedeniyle bir çok ilde 8 Mart etkinliklerine “izin” verilmiyor. Yasağı kabul etmeyip sokağa çıkanlar ise bildik tablolara maruz kalıyor.

     Sadece meydanlara inememek değil sorun. 365 gün gazete sayfalarında eksik olmayan kadın cinayetlerinden mi bahsetsek? Yoksa cinsel, taciz tecavüz mağduru olan kadınların gün yüzü görmemiş hikayelerini mi anlatsak?

kadına yonelik siddet

     Bugün basında yer alan Gezici Araştırma Şirketi’nin kadınlar için yaptığı araştırmaya katılan kadınların yüzde 44,7’si şiddet gördüğünü söylemiş. Kendisini “ev kadını” olarak nitelendirenlerin ise yüzde 68,7’si şiddet kurbanı… Bir saniye gözünüzü kapatın ve bu rakamın boyutunu düşünün…

     Evler, okullar, iş yerleri, sokaklar sanki her yer kadın için bir tuzak. Buna karşı bulunan yöntemler ise kadını daha özgürleştirmek, yaşam standartlarını yükseltmek, yasalarla korumak yerine izole etmeyi, fanuslara kapatmayı ön görüyor.

     Çalışma hayatı mı dediniz?

Kadınların çalışma hayatındaki şartları açısından bakıldığında da ülkemizdeki durum içler acısı. OECD ülkeleri içinde yapılan değerlendirmede, ücret, yüksek öğrenim, işgücüne katılım, sosyal haklar ve üst düzey yönetici olabilme kriterlerinde Türkiye, 34 ülke içinde Güney Kore ile en alt sıraları paylaşmış durumda. İlk sıralarda hangi ülkeler olduğunu merak ediyor musunuz? İzlanda, Norveç, İsveç, Finlandiya, Macaristan ve Polonya…

   Ne giyeceği, nerede çalışacağı, kaç çocuk doğuracağı, çocuğunu nasıl doğuracağı, sokağa çıkıp çıkmayacağının kendisi dışındakiler tarafından dayatılan, öldürülürken bile hatası olduğu öngörülen bu ülkenin kadınlarıyız… Terördü, operasyondu derken evladını, eşini evini barkını umudunu yitiren…

kadin siginmacılar

     Son yıllarda bir de savaştan ölümden kaçmaya çalışan Suriyeli kadınlar eklendi bu halkaya. Çocuk yaşta evlendirilenler mi istersiniz, ikinci hatta üçüncü eş olmayı kabullenmek zorunda kalanları mı? Zorla çalıştırılıp emeğinin sömürülenler, daha iyi bir hayat uğruna Ege’de sularda kaybolanlar…

   Şimdi deniyor ki; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun… Neyi kutlayacağız? Ağırlıklı olarak erkeklerin konuştuğu toplantılarla neyi değiştireceğiz? Yüzlercemizin attığı sloganlar nereye ulaşabilecek? Yüzde 70’nin “mutsuzum” deyip içine kapandığı kadın nüfusunu nasıl harekete geçireceğiz? Bir yol olmalı! Bir yol bulacağız

    

 

 

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın