Mesaj Kaygısı Olmadan…

1

Ben geleneksel bir ailenin çocuğuyum. Mutlak otorite babamındı, annem ise günlük düzeni sağlayan görevli. Bizi çok severlerdi eminim. Ama onların kuralları dışında bir şey yapmamız hoşlarına gitmezdi.
Babam çok çalışırdı. Hayatımızı güvence altına almak, eğitimimizi sürdürmemiz için imkân yaratmak ve normal standartlarda yaşam kalitesini tutturmamız için gerçekten çok ter döktü. En büyük hayali arkadaşları gibi bir ev sahibi olmaktı. Ama imkânları sadece çocuklarını okutmaya yetti.
Bizimkine benzeyen her ailede olduğu gibi annem, babamdan aldığı güçle evde asayişi sağlıyordu. Yapılan her hata, “etrafın” yaptığı her olumsuz yorum, babamdan alınan güç ve yetkiyle bazen sözel, kimi zaman ise şiddetle cezalandırılıyordu. Tabii ki, bunların hepsi bizim iyiliğimiz içindi.
Ne giyeceğimiz, kimlerle arkadaşlık edeceğimiz, hangi müziği dinleyeceğimiz, kitap seçimimiz, televizyonda izleyeceğimiz programlar, hepsi bizim iyiliğimiz için ebeveynlerimiz tarafından belirlendi.
Doğal olarak zaman zaman isyan ediyorduk. Bu da onlarda derin bir hayal kırıklığı yaratıyordu. Bizi rahat ettirmek için ne kadar uğraştıklarını, ne emekler harcadıklarını anlatıp, kendimizi kötü hatta “nankör” hissetmemizi sağlıyorlardı. Bizim “ama” ile başlayan itirazlarımızı duymak işlerine gelmiyordu. Biz itirazlarımızda ısrarlı olduğumuzda ise “tehdit” kozuna başvuruluyordu.
“Evden çıkmana izin vermem, harçlığını keserim, olmadı döverim…” Bu tehditler bizi korkutur muydu? Hem de nasıl! Susup kabullenirdik. Babaya karşı çıkmak ne demek?
Şimdi bunları niye yazıyorum? Hiç, öylesine aklıma geldi .

Lütfen Paylaşın...

1 Yorum

  1. En azindan anlatacak cok konun oluyor.O zaman zalimce gelen seylere guluyorsun.Ustelik koca bir grupla …..Cunku herkese cok komik geliyor..Ben ve benim yas grubuma…..

Yorum Yapın