Merhaba

0

Evet artık tanışma zamanı geldi… Ben Zilli Zarife. Aslında kendimden birinci tekil şahıs olarak bahsetmek, bana ve size büyük haksızlık. Zilli Zarife kollektif bir kişilik. Yaşadığı karmaşada kendi yöntemleriyle ayakta kalmaya çalışan biziz, Zilli Zarife.
Apartman dairelerinde, çok katlı güvenlikli sitelerde, gecekondularda, lüks konutlarda hayata tutunan, kurnaz, komik, içten pazarlıklı, rekabete açık ve bir o kadarda iyi yürekli bir kimlik.
Neyse zaman içinde Zilli Zarife’yi daha iyi tanıtacağım ama lütfen çok dalga geçmeyin onunla, çok da kırılgan aslında.
Zilli Zarife her zamanki gibi çok yoğun. İstemese de bugünlerde kitap okumak zorunda yoksa kadın muhabbetlerinin dışında kalacak. Ama el insaf her biri ortalama beş yüz sayfadan toplam üç kitap.Tabii anladınız hangi kitap olduğunu… “Grinin Elli Tonu”, “Özgürlüğün Elli Tonu” ve “Karanlığın Elli Tonu”.
Sorulduğunda hobilerinin başında kitap okumayı sayan Zilli Zarife son dönemde bu seri tarafından kuşatılmış durumda. Herkes aynı şeyi söylüyor; “Eline aldığında bırakamıyorsun; Bir solukta bitirdim; Anlatılmaz mutlaka okumalısın; Bu kadar yaratıcısını hiç duymadım.”
İtiraf etmeli ki, ilk önceleri kitabın cinayetle karışık aşk romanı olduğunu düşündü. Ama onunla günün bir kaç saatini alışveriş merkezlerinde ya da kafelerde geçiren dostları eve kapanınca “ilahi uyarıyı” anladı. Bu kitap evde tek başına ve tercihen yatakta okunmalıydı.
Çocukları okula gönderip rutin işler hallolduktan sonra, evin sakin bir köşesinde, romanın kahramanlarının fantezi dünyasına balıklama daldı. Evet akıcı bir anlatıma sahip olan romanın her satırı, farklı bir dünyanın kapılarını açıyordu. Ama aile bireyleri eve döndüğünde, özellikle de eşi geldiğinde farkında olmadan gerginleşiyordu.
Gerginlik mi, öfke mi? Zaten “kızlar” arasında eşlerin duyarsızlığı ve ilişkilerin monotonluğu üzerine yapılan sohbetlerden sonra eşine de tepkiliydi. Ancak bu tamamıyla farklı bir durum. Öfkenin okları, aslında iyi bir adam olan eşinden ziyade gözü kapalı girdiği evliliğe yönelikti. Üstüne bir de yeniliklere kapalı bir cinsel yaşam eklenince, okunan her satır “olağan suçluya” çevrilmiş silaha dönüştü. Yanlış anlaşılmasın silahtan kasıt, surat sallama, geceleri baştan çıkıp kirpik diplerine kadar ulaşan ağrı şikayetleri ve her türlü teklife dirsek göstermekten ibaret. Yani kitle değil “eş” imha silahı.
Çevresindeki kadın dostları da Zilli Zarife gibi sıkıntıda. Romanın kahramanı Christian Grey benzeri yakışıklı, yaratıcı, duyarlı ama sonunda evcilleştirilen bir erkeğin gerçekte varolup olmayacağı konusunda tartışmalar sürüyor.
Tabii bir diğer önemli konu da, bu kitapları kadınlar yerine erkekler okusa, yaşamın nasıl olacağı. Şimdilik etraftaki herhangi bir erkeğin “Grinin Elli Tonu”yla başlayan seriyi okuyup okumadığını bilmiyoruz. Kimbilir belki gizli gizli okuyorlar ama renk vermiyorlar.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın