Merhaba Eski Dostum Briç

0

Briç maceram, bundan yaklaşık ondört yıl önce yeni taşındığım Ankara da, ne yapacağımı, nasıl zaman geçireceğimi bilemediğim için başlamıştı.Kağıt oynamayı her zaman çok sevmişimdir. Oyun da kazanmanın pek de önemi yoktu. Benim hoşuma giden arkadaşlarımla paylaştığım saatlerdi.
Böylece hayatında ilk defa Ankara’ya giden bir İstanbullu olarak denizi görmenin benim için çok önemli olmadığına kendimi inandırmaya çalışıyordum.Ama hergün Cinnah caddesinden inerken de kendimi Barbaros Bulvarı’nda hayal edip denizi görmeyi umut ediyordum.Bu kentte tanıdığım hiç kimse yoktu,eşim çok yoğun çalışıyordu ve çocuklarım ise henüz sadece fikir olarak vardı.Yani bu yeni kentte tek başıma varolmak zorundayım.İşte buhran günlerinde üstüne eklenen İstanbul hasretini yenmek için briç oynamaya başladım.
Ankara da yaklaşık bir buçuk sene kaldık.Bu dönemde briç, sosyal bir çevreye kabulümü ,yeni dostlar edinmemi ve başkenti sevmemi sağladı. Şimdi geriye dönüp baktığımda aslında ben sadece o zamanlar briç oynuyormuşum. Briç’in gerçekten ne demek olduğunu anlamak için daha uzun zamana ihtiyacım vardı.
Ankara günlerinin ardından yine İstanbul’daydım.Yaşam beni farklı bir mecraya çekti. İkiz kızlarıma hamile kaldım ve briç oynamaya tam on yıl ara verdim.İkiz büyütmenin zorlukları,loğusalık depresyonu,bakıcılarla ve yakın çevreyle geçen mücadele dolu yıllar… Derken kızlarım büyüdü .Okula da başladılar.
Görünürde her şey yolundaydı. Evlilik,çocuklar,ev işleri,bir iki arkadaş sohbeti derken günler gelip geçiyordu. Ama içimde büyük bir “AMA” vardı. Bu zaman zarfında çalışmayı da denedimse de, ne yazık ki kariyer yapmak için çok geç kalmıştım.İşte böyle bir zamanda, bu sefer benim şehrimde içimde ki “AMA” ‘yı unutmak için tekrar briç oynamaya başladım…Sonra ne mi oldu? Bekleyin yazacağım.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın