Memleket, Farklı Bir Dünya

0

Mart ayının son on günü, Zilli Zarife’nin çevresindeki herkes için olaylı,sorunlu ve zor geçti. Her ne kadar aklı evvel arkadaşlarından biri astroloji sitelerinde okuduğu “aman bu dolunay zamanı, kimse birbiriyle tartışmasın, zorluklara hazır olun “ uyarısını mahalleyle paylaşmış olsa bile, bazı şeylerin önüne geçilemiyor.
Herkes hakkına düşeni yaşadı anlayacağınız. Zilli Zarife’ye ise uzun ve aynı oranda zorlayıcı bir yolculuk düştü. Zarife’nin bir akrabası, başkentte günlerdir hastanede sürdürdüğü yaşam mücadelesinin sonuna gelmişti. Haberin duyulmasıyla birlikte Zilli Zarife yollara düştü.
Hastanede geçen 48 saatlik sürede, Zarife ve yakınları koridorlardan geçen hekimlerin yüzlerinde, hastanın akıbeti hakkında olumlu bir işaret aradı. Zaman zaman, umutlar tavan yapıp geleceğe yönelik planlar yapıldı. Ama aslında,herkes ne olacağı konusunda az çok bilgiye sahipti. Ve ne yazık ki, bu bilgi de kısa sürede doğrulandı.
İşte o andan sonra yaşananları, Zarife sonradan arkadaşlarına anlatırken, kendisi bile inanamıyordu. Cenaze töreni memlekette bir gün sonra yapılacaktı. Ama nedense insanlara farklı bir enerji verilmiş gibi her şey olabildiğince hızlı yapılıyordu. 700 kilometre süren yol, başta cenaze arabası olmak üzere tüm konvoyun ses hızını aşma denemesine sahne oldu. Zilli Zarife hayatında ilk kez insanların altı saat aralıksız konuşabileceğine tanıklık etti.
Memlekete varılınca, insanların birkaç yıl daha yaşlandığı, bazılarının biraz daha şişmanladığını, bazı şeylerin ise hiç değişmediğini fark etti Zilli Zarife.
Değişmeyen şeylerin başında, kadınlar arasında yaşanan tatlı sert çekişme yer alıyor. Çiftçiliğin hiç para getirmediğinden yakınan kadınların hemen hepsinin kolunda, mağazada en az 1500 lira eden o meşhur çantadan var. İşin ilginç yanı, herkes aynı modeli tercih etmiş. Mateme uygun giyilen siyah triko bluzlara bağlanan eşarplar da, marka çılgınlığının vardığı noktayı gösteriyor.
Bir de ilaç bağımlılığı var memlekette. Zilli Zarife, çevresindeki kadın erkek herkesten baş ağrısı şikâyeti duydu. İnsanlar ağrı giderici olarak tek bir ilaca güvenmiş. Herkesin cebinde,çantasında aynı ilaç var. Ayrıca günlük doz diye bir sınırlama da ciddiye alınmıyor buralarda.
Hastalık demişken, memlekette şu an en çok moda olan rahatsızlık şeker ve yüksek tansiyon. Bu iki hastalıkla baş etmenin temelinde beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerektiği bilgisi ise kimse tarafından önemsenmiyor. Zenginliği ve yağlı oluşuyla bilinen yemeklerden vazgeçen yok. Sigara tüketimi ise dünya rekorunu zorlayacak düzeyde.
Bu arada 60 yaşını geçen çok erkek de yok buralarda. Bol yemek, az hareket, çok rakı ve üstüne kadınların bitmek bilmeyen hırsları eklenince, erkekler kısa sürede dünyayı terk ediyor. Dul kadınlar ise gerek sayılarının fazlalığı, gerekse kontrol ettikleri toprakların çokluğu sayesinde toplumsal bir güç haline gelmiş. Kuralları artık onlar koyuyor.
Zilli Zarife, memlekette geçirdiği iki gün boyunca hem yakınlarının acısını paylaştı, hem hasret giderdi, hem de gördüklerine bir anlam vermeye uğraştı.

T.U.Ç’nin anısına…

Fotoğraf;Nejat Sunal

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın