0

Her gün ne kadar çok şey öğreniyormuşum meğer? Akşam dinginliğinde düşününce, öğrenme sürecinin eğlenceli olduğunu da fark ettim.
Büyümenin zor zanaat olduğunu çocuklarımın tecrübelerini gözleyerek öğreniyorum. Evden servise kadar kucağımda taşıdığım küçüğüm, köşeyi döner dönmez “anne beni indir” diyor. Gerekçesi servisteki arkadaşlarının onunla “ bebek “ diyerek dalga geçmesi için malzeme vermemek… Okuldan dönüşünde bahçe kapısında karşılanmak da istemiyor. İlk zamanlar ürkse de servisten indiğinde bir büyüğün onu karşılaması da kabul edilebilir değil… Çünkü servistekiler görebilir.

okul16

Hele bir de yetişkin olmaya geçiş dönemi var ki gerçekten çok acıklı… Onu da evimizin ergeniyle birlikte yaşıyoruz. Demek ki insanın bu dönemi her anlamıyla sorun yumağı. Saçları temiz olsa şekil almaz, yağlanmışsa böyle sokağa çıkılmaz, tek bir sivilce dünyayı karartır. İsteklerine olumlu cevap verseniz tepki gösterir, karşı çıksanız üçüncü dünya savaşı evinizin orta yerinde başlar.
“Ben güzel miyim ?” sorusunu duyduğunuzda mümkünse duymamazlıktan gelin ve o ortamdan hızla uzaklaşın. Çünkü evet deseniz “yalaka” olursunuz, “aslında” diye cümleye başlarsanız, zaten niye varsınız? Sınavdan alınan düşük not bir önem taşımazken, sıra arkadaşının bir esprisi dünyasını karartabilir. Bir de sabahları yataktan kalkamama hali var ki… Anlatılmaz, ama her ebeveyn bu kâbusu en az birkaç kez görür.

ergen23

Daha olgun bir döneme geçelim. Her kadının kendi annesine benzediğini fark ettiği bir dönem vardır. Önceleri pek kondurmayız. Çünkü yetişkin dünyasına adım atar atmaz, hemen hepimiz bir şekilde “asla annem gibi olmayacağım “ türünden “büyük” laflar etmişizdir. Hatta yıllar boyunca onu arkasından acımasızca eleştirmişizdir. “ Seninki de bir şey mi benim annem çorapları bile ütülerdi.” laflarından tutun onların çamaşır suyu ile olan aşkları birçok sohbeti şenlendirmiştir.
Ama o da ne? Yaş kemale erip bir de çocuk sahibi olunca damarlarınızda saklı duran cevher ortaya çıkar. Başınız ağrıdığında evin içinde tülbent arayışı başlar. Turşu kurmak, salça yapmak, yoğurt mayalamak rutin işler arasına girer. ”Hayırlısı, kısmetse, her şeyin başı sağlık “ gibi bir zamanlar ölümüne karşı çıktığımız laflar dilimizden düşmez. O değil de en çok ağrıma giden, “kurban olurum sana” lafı yüzünden hem annemle hem de kayınvalidemle kavga eden benim ağzımdan gayri ihtiyari bu sözcükler çıktı ya! Ne diyeyim? İnsan iki annesine birden benzer mi?
“Çocukların olsun, beni anlarsın…” İşte bu cümleyi henüz kurmadım. Ama ne kadar dayanırım bilemiyorum. Bu arada yıllarca babama benzediğimi düşünsem de her aynaya baktığımda annemin daha şişman versiyonunu görüyorum.

anne31

Ya erkekler? Hepimizin hayatında ilk tanıdığı erkek babalardır. Güçlü, mesafeli, kararlı ve hayallerimizin kralı. Sonra bir dönem gerçekleri görmeye başlarız. Oyun çağında erkeklerin de mızıkçılık yaptığına, ağladığına hatta korktuğuna şahit oluruz. Akıl tutulması zamanı yani âşık olduğumuzda yine saray günlerini yaşamaya başlarız. Bakışıyla bizi etkileyen, ağzından çıkan her sözü kanun saydığımız, hayat yolculuğu için eş seçtiğimiz erkekler de bir süre koruma kalkanı içinde barınırlar.
Zaman burada da devreye girer ve öğretir. Erkekler de korkar, mızıkçılık yapar ve yaşlanmaktan korkar. Sonsuz gençliğin sırrına ermeye çalışan kadınların en önemli ortağı erkeklerdir aslında. Kadınları yenilikleri denesin diye cesaretlendirirler. Çünkü erkekler korkar, mızıkçılık yapar ve yaşlanmaktan korkar. Saçlarında beyaz rengi görmeyi sevmez, kilo almaktan korkar ve gizli gizli modayı takip ederler.

baba4

Ve büyükler… Yaşlılığı evden içeri buyur edenler. Yılların verdiği tecrübeyi bir kalemde geri plana itip, duygularıyla yaşamayı tercih eden kuşak. Şimdilerde ben de çok sert eleştiriyorum onları. Yaşamın kıyısında bir bankta oturmayı seçmelerine tahammül edemiyorum. Ama öte yandan çok da eğlenceliler… Kendi yaşlarına yakın birini gördüklerinde daha dinç olduklarını hissetme ve hissettirme çabaları veya gençlerle yarışma arzuları şaka gibi…

yaşlılar

Beğenilmek, onay görmek, yediden yetmişe herkesin isteği. Çocuk, ergen, kadın yaşlı.. Sonunda malzememiz insan. Şaşırdık mı?

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.