“ Makul” Toplum Olamadığımız İçin Operasyonlar Olağandır…

0

Başlığı okuyunca kafanız karışmadı umarım. Çünkü benim kafam çok karışık ve bu karmaşayı size de bulaştırmaya kararlıyım.

 

cevapsiz sorular

Yaşadığım kentte 14 Aralık 2014,  masmavi bir gökyüzü ve neredeyse 20 dereceyi bulan bir sıcak havayla başladı. Yani mutsuz uyanmak için gerçekten çaba harcamanız gerekirdi. Neyse ki “devletimiz” bizi bu zahmetten kurtardı. Kimilerine göre bu toprakların Nostradamus’u kimilerine göre ise tam anlamıyla bir “ekip çalışması” ürünü olan Fuat Avni’nin günlerdir davul zurnayla haber verdiği ve sağır sultanın bile duyduğu şey (operasyon) başladı…

Çoğunluğu “gazeteci”, televizyon çalışanı ve eski polis 25 kişi gözaltına alındı. Tıpkı geçen yıl bu zamanlarda olduğu gibi bireysel ve toplumsal ayarlarımız yeni bir teste tabii tutuldu. Ve her birimiz ayrı ayrı arıza sinyalleri verdik.

 

 

makul toplum olamadigimiz

 

Bu kez gözaltına alınanlar, kimilerine göre “onlardan” olduğu için yüreklere, hafızalara kazınan “kin, öfke, kızgınlık ve intikamının alındığı yanılsaması” fütursuzca ortaya çıktı. Ki bu duyguları yaşayanlar arasında ben de varım. İçimden derin bir “oh olsun sıra size geldi!” diye geçirmediğimi söylersem yalan olur.

Çocukları eşleri dışarıda ayakta kalma mücadelesi verirken yıllarını dört duvar arasında geçirmek zorunda kalanlar, bin bir iftiranın gölgesinde yaşamını yitirenler, saygınlıkları yalanlarla ayaklar altına alınmaya çalışılanlar, işlerinden olanlar ve daha niceleri… Gözlerini kırpmadan moda deyimiyle “ algı operasyonlarının” mimarlığına soyunanlar şimdi kendi yarattıkları gücün altında kaldılar. Değil mi?

DEĞİL! Saatler ilerledikçe iç sesimi dinlemeye başladım. Duygusal tepkinin (anlık bir rahatlama sağlıyor olsa bile) aklın ve mantığın yerine geçmesi beni rahatsız etti.

Modern zamanlarda kan davası, intikam olmaz. Hukuk, adalet gibi kavramlar kişiye ya da bir kesime ait değildir.  Baskı, sindirme, işkence, karalama, yargısız infaz gibi güç gösterilerine hepimizin karşı çıkması gerekir.

Gerekir ancak;

“Homo homini lupus…”  “İnsan insanın kurdudur.” Sosyal bilimlere azıcık merakınız varsa bu cümleyle mutlaka karşılaşmışsınızdır. Bu coğrafyada çok yara aldık. Ve bu yaraların hepsini biz, birbirimizde açtık. Tam bir yara kabuk tutmaya başlarken yenisi daha derin olarak geldi. Yaralarımızı sarmaya çalışırken de “gün gelecek devran dönecek “ diyerek intikam saatini kurduk. Sistemi mağdur edebiyatı üzerinden inşa ettik, güce ulaşınca da yeni mağdurlar yarattık.

Ama bizim sistemden anladığımız evrensel kuralların değil kabile törelerinin geçerli olduğu bir yapı. Gücü eline geçirenin kendisinde her şeyi yapma hakkının olduğunu sandığı bir oyun. İnsanı hiçe sayan, yaralayan, öldüren, özgürlüklerini elinden alan, karalayan bir İLKEL OYUN…

 

 

nejat yol

Nejat Sunal

Bu noktada, gelişmiş toplumların hukuk kavramından dem vurmak lazım ama yüzüm tutmuyor. Böylesi kavramlar için bu topraklar çorak. Çok sesliliğe, farklı görüşlere, ideolojilere ve inançlara bu coğrafyada tolerans gösteriliyor desek kendimizi kandırırız. Çünkü bizim için farklılıklara “tahammül edebilmek ” umutların ötesinde bir yer!

O yüzden diyorum ki; “makul” bir toplum olamadığımız için bu operasyonlar fazlasıyla olağan…

 

Not;  Makul sözcüğüne dikkatinizi çekmek isterim. Ülkemizde artık emniyet güçleri, “makul şüphe” gerekçesiyle bireylerin özgürlüğünü kısıtlama hakkına sahip.

 

Gülfem Emir Raşa, Bodrum 2014

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın