Kültür Merkezleri, Annelerimizin Misafir Odaları mı?

0

Bir zamanlar hemen her evde misafir odası adı verilen ve hane halkının kullanımına tümüyle yasaklanmış odalar vardı. En güzel koltuk takımları, özenle kolalanmış örtüler, gümüşler ve biblolarla süslenmiş aile bireyleri açısından “bakılmalık” yerler. Bazı anneler, işi biraz daha ileri götürüp o koltukların üzerine güneşten, tozdan etkilenmesin diye çarşaflar örterdi. O mekan sadece ayda, yılda bir gelen konuklar içindi.

Hafta sonunda okul çağında çocukları olan her ebeveyn gibi mesaim vardı. Kızımı şimdilik en sevdiği uğraşı olan satranç turnuvasına götürdüm. Bilmeyenler için ufak bir bilgi: satranç turnuvaları genellikle iki gün sürer. Turnuvanın yapılacağı yer bir kültür merkezi. Bodrum Herodot Kültür Merkezi.

 

Ben de kültür merkezinin mutlaka bir oturma alanı olacağı düşüncesiyle beklemekle geçecek saatlerim için kitabımı dergimi alıp kızımla yola koyuldum. Kültür merkezinin kapısına bir A4 sayfasına turnuvanın yapılacağı yeri gösteren bir ok çizilmiş. Binanın arka tarafını işaret ediyor. Turnuvaya katılacak çocuklar ve aileleri ile birlikte o yöne doğru ilerledik. Vardığımız nokta, üstü kapalı pazar yeri.

Mevsim dolayısıyla yer yer su almış geniş bir beton zemin üzerine serpiştirilmiş plastik masalar, bir kenarda yığılmış ve ortama ağır bir koku yayan inşaat malzemeleri…

 

Öyle ki gün boyu o ortamda nefes aldıktan sonra açık havaya çıktığımda olduğum yere yığılıp kalacak gibiydim.

Bir ara dışarı çıkıp kültür merkezinin ana kapısının önüne gittim. İçeride herhangi bir faaliyet görünmüyordu. Merkezin giriş kısmı bile, turnuvanın düzenlendiği alanın yanında saray gibi göründü gözüme. Her taraf temiz, sıcak ve uygar bir görünüme sahipti. Ayrıca çocuklarını gün boyu kapalı pazar yerinde ayakta beklemek zorunda kalan ebeveynlerin rahatça oturabileceği bir kafeterya da vardı. Dedim ya o gün için planlanan bir etkinlik olmadığı için kafeterya da kapalıydı.

Tıpkı bir zamanlar evlerimizdeki misafir odaları gibi. Aile bireylerine yasak olan o en rahat koltukların ne zaman geleceği belirsiz konuklar için saklanması gibi.

Bodrum’da çocukların satranca ilgisi yoğun. Aileler ve okullar da onların bu çabasına destek veriyor. İlçe federasyon yetkilileri, hakemler mümkün mertebe bu ilgiyi sıcak tutmak için yarışmalar düzenliyor. Ama turnuvalar için mekan bulmak biraz sıkıntılı.

Lafa gelince “en değerli hazinemiz” dediğimiz çocukları, kentin misafir odalarına dönüşen kültür merkezlerini layık görmek için ne yapmak lazım.

Sahi, evlerdeki misafir odaları modası geçeli çok zaman oldu, bunun kentlere etkisi ne zaman ortaya çıkar ki?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın