Sayfalar:
Koruyucu Aile Hikayeleri 2: Nasıl Karar Verdik ?

Koruyucu Aile Hikayeleri 2: Nasıl Karar Verdik ?



Editör Notu: Okuyacağınız bu yazı, “Koruyucu Aile” olmaya aday bir gönüllünün kaleminden çıktı.Lütfen okuyun ve hatta düşünün “ne yapabilirim?” diye.

Yaklaşık 15 yıl önce görümcem, Denizli de bir kız çocuğunun Koruyucu Ailesi oldu. Biz de Koruyucu Ailelik kavramıyla ile o zaman tanıştık. Ondan önce sadece evlat edinme, yani bir çocuğu mahkeme kararı ile nüfusunuza geçirerek soyadınız dahil her türlü kanuni mirasçınız olmasının sağlandığını biliyorduk. Ama Koruyucu Aile uygulamasından habersizdik.
Her çocuk gibi kendi ailesi tarafından çeşitli nedenlerle bakımı sağlanamayan çocukların, şartlara uyan başka bir ailenin yanında büyüme hakkının kullanılması olduğunu öğrendik Koruyucu Aileliğin. Onların hayata hazırlanırken yaşayacağı zorlukları bertaraf ederek, topluma sağlıklı birey olarak katılmasına yardımcı olmak kısacası.
Biz İstanbul’da yaşıyoruz ailemizin bir kısmı İzmir ve Denizli de. Tatillerde ve bayramlarda bir araya gelen kalabalık bir aile olduğumuzu düşünürsek aramıza küçücük bir kız çocuğunun katılması nasıl bir fark yaratabilir ki…
Herkes için bu sorunun cevabı farklı olabilir. Bu duyguyu anlatabilmek çok güç.
Hayal dünyamıza bırakacak olursak;
En az 3 veya 5 çocuğun olduğu bir ailede bayramları veya tatilleri bir araya gelince, çocuk sayımız sadece bir tane artmış gibi oldu ama öyle değil işte. O küçük kız çocuğunu her gördüğünüzde, onun gibi yüzlercesinin belki de binlercesinin olduğunu düşünüyorsunuz. O zaman başlıyor kafanızda kıpırtıları düşüncelerin.
Her birinin birbirinden bağımsız ama farklı sayılmayacak hikayeleri uçuşuyor zihninizde. Farkında olmadan bu düşüncelerle birlikte, birbiri üstüne binmiş görüntüler gibi, hiçbirisini tanımadığınız,tanıyamayacağınız birçok aile, hikayeleri ve görüntüleri hızlı hızlı geçiyor beyninizden.
Bazen elinizi uzatıp birisine dokunmak istiyorsunuz, bazen de soru sorarken buluyorsunuz kendinizi kafanızın içindeki görüntülere. Nasıl oluyor da…? Keşke…? Peki ama çocuğu…?
Hiç birisi yanıtlanamayacak sorular. Ve tekrar hayal dünyanızdan çıktığınızda gerçek olan tek şeyin korunmasız ortada kalan çocuklar olduğunu görüyorsunuz.

koruyucuaile9

Bir şeyler yapmak sizde küçücük bir hayata dokunmak istiyorsunuz.Ama kendinizce endişeleriniz yada beklentilerinizle gecikerek yılları geçiriyorsunuz. Bizim endişemiz ise, çocuğumuzun küçük olması idi. Bazı olumsuzluklar yaşanabilir eğer biraz büyüyüp olgun bir yaşa gelirse hem bize yardımcı olur hem de koruyucu ailesi olacağımız çocuğa daha iyi bir ortam sağlamış oluruz diye düşündük.
Nitekim öyle oldu. Ama artık büyüdükçe bu sefer endişelerin yer değiştirdiğini gördük. Bu bir kısır döngü idi. Büyüdükçe başka sorunlar öncelikli oldu. Şu sınavlar bitsin, bu dönemi geçsin derken vakit de hızla ilerledi.
Sonunda biz Koruyucu Aile olmak için müracaat etme kararı aldık.50 yaşına gelmiştik ve 50 yaş ve üzerinde koruyucu aile olunamıyordu.
Şimdi bunu da anlatabilmek çok zor. Pişmanlık diyemiyorum farklı bir duygu. Çünkü o günler için doğru olduğunu düşünüyorduk gecikirken.
Anladık ki bizim olumsuzluklar yaşanacaktır dediğimiz şeylerin her biri birer tecrübe ve kazanım olacaktı.
Çocuklar aslında kardeşleri olunca sorun yaşasalar da, bu onların hayatı öğrenmeleri için erkenden tecrübe edinmelerini sağlayacaktı.
Şimdi ne yapabiliriz diye düşündük. O zaman devletin koruma altına aldığı çocuklar için çocuk yuvalarında “Gönüllü Annelik veya Gönüllü Ailelik” de yapabileceğimizi öğrendik. Evimize en yakın olan Göztepe Semiha Şakir Çocuk yuvasına müracaat ettik.2 yıldır burada gönüllü anne olarak çocuklara yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu çocukların yuvalarda hiçbir eksiklerinin olmadığını ancak birebir ilgi ve sevgiden mahrum olduklarını gördüm. Onların istedikleri özel olabilmekti. Birileri tarafından, diğer çocuklardan farklı olarak sevilmek… Orada hepsine aynı davranılıyor ve diğerlerinden hiçbir ayrıcalıkları olmuyordu. Sevgileri de eşitti. Herkes özenli davransa da hepsi aynı sevgiyi görüyordu çünkü. Bir sorun yaşadıklarında tıpkı suçlu da olsa anne yada babası tarafından her şeye rağmen kayrılmak gibi bir şeydi belki de gerçekten sevilmek. Onlar bunu “yalnız beni sevsinler” diye içlerinden hep geçiriyorlar bazen de açıkça ifade ediyorlardı. Bunu gördükçe koruyucu aileliğin önemini daha da anladım.

küçük kız
2013 yılı başından itibaren Koruyucu ailelik yönetmeliği değişti. 50 yaş sınırı kaldırılarak 65 yaşa kadar kademeli olarak uzatıldı. Bu durumda hemen Koruyucu Aile olmak için İl Müdürlüğüne müracaat ettik bekliyoruz. Oğlum her gün soruyor ne zaman gelecek diye. Evimizde oda değişikliği bile yaptık, heyecanla bekliyoruz…

Koruyucu Aile Adayı.

Bu Sayfa 587 Kez Ziyaret Edilmişti.

Sayfayı Paylaş
 

Author Description

kentli kadın

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bir Yorum Yazın

You must be logged in to post a comment.