Kırılma noktası 4 Yaş

0

Günümüz anne babaları için, çocuklarının geleceğine yapılacak en iyi yatırım, ana dilinin dışında en az bir lisana daha hâkim olmasının sağlanmasıdır. İster özel okulların yüklü faturalarını karşılama gücünüz olsun, ister sınırlı imkânlarla yaşayın, her anne babanın aklının bir köşesinde, çocuğunu dünya vatandaşı standartlarına uyumlu hale getirme telaşı vardır. Ve bu yol da dil öğrenmekten geçiyor.
Ebeveynlerin dil eğitimi konusundaki bu kaygısı eğitim kuruluşlarını da harekete geçirdi doğal olarak. Şimdi hangi anaokulu ya da kreşin kapısını çalsanız müfredatlarında, İngilizce eğitim verildiği yazar. Bunun ne düzeyde yaşama geçirildiği de tartışılır tabii.
Ancak son dönemde yapılan araştırmalar dil öğretimi için erken dönemde harekete geçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Dil öğrenmede kritik eşik: 4 yaş

çocuk süt
Bilim insanları beynin dil öğrenme konusunda iki ile dört yaşlar arasında kritik bir pencere açtığına işaret ediyor. Uzmanlar, dört yaş öncesi, insan beyninin yeni kelimeleri öğrenmek açısından dış etkiye en çok duyarlılık gösterdiği dönem olduğunu belirlemiş. Bundan dolayı da konuşma bozukluklarına da erken müdahale etmenin önemi ortaya çıkıyor.
Araştırma sonuçları sadece konuşma bozuklukları konusunda değil, dil öğretimine ne zaman başlanması gerektiğinde de yeni bir yaklaşım sergiliyor. Çünkü bebekler 12 aylık olduklarında 50 kadar kelime öğrenmiş olabiliyor. Ama altı yaşına geldiklerinde kelime hazineleri 5 bin kelimeye çıkıyor.
Bu sonuçlara ulaşılan çalışma için, İngiltere’deki King’s College ile Amerikan Brown Üniversitesi’nden bilim insanları bir ile altı yaş arasında beyin gelişimi normal 108 çocuk üzerinde araştırma yaptı. Bu çocuklarda gerçekleştirilen beyin taramalarında, doğumdan itibaren beyin devreleri içinde gelişen miyelini (sinir iplikçiğini yalıtan yağdan kılıf) izlediler. Özellikle de dil öğrenmeyle ilgili devrelerin bulunduğu beynin sol ön kısmını gözlediler. Miyelinin dağılımının bu bölgede dört yaşından sonra sabit kaldığını keşfetmek araştırmacıları şaşırttı ve beynin dört yaşından önce daha esnek olduğunu göstermiş oldu.

deney çocuk
İşte bu yüzden, dış etkenlerin, beyin üzerindeki etkisinin erken yaşta çok daha güçlü olduğunu tahmin ediliyor. Araştırma sonuçları, dört yaşın altındaki çocukları iki dilde yetiştirmenin niçin her iki dili de en iyi şekilde öğrenme imkânı verdiğini de açıklamış oluyor.Aynı zamanda insan beyninin gelişiminde, kavramaya, algılamaya yönelik becerilerinin dış etkilere çok açık olduğu kritik bir dönem olduğunu ortaya koyuyor.

anne çocuk
Bu araştırmalar henüz somut olarak bir şey önermiyor. Ama çocukların farklı dilleri öğrenmelerini sağlamak için erken yaşlarda harekete geçilmesi gerektiği konusu gündeme taşındı. Ancak daha da önemlisi, çocuklara 4 yaşına kadar verebildiğimiz sevgi, ilgi, şefkat ve eğitimin ne denli hayati önem taşıdığının altı bir kez daha çizildi.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın