“Kadın Vekillere Açık Mektup”

0

Siyaset koalisyon çalışmaları ve Meclis Başkanı seçimine odaklanmış durumda. Ama bizim farklı önceliklerimiz de var. Kadın sorunlarına kalıcı çözümler bulunması gibi. İşte bu konuda düşüncelerimize tercümanlık eden bir yazı. Barçın Yinanç’ın bugün Radikal için kaleme aldığı “Kadın Vekillere Açık Mektup”…

“Meclis’te yemin ederek Türkiye’nin yeni 96 kadın vekili olarak görevine başlayan kadın vekillerimizden isteğimdir…
Hanımlar;

Salı günü Meclis’te yemin ederek Türkiye ’nin yeni 96 kadın vekili olarak görevinize başladınız.

Herşeyden önce lütfen kadın olduğunuzu unutmayın.

Sadece sayıca değil ama zihniyet olarak da erkek egemen bir kurumda erkek gibi düşünmek, erkek gibi davranmak zorunda değilsiniz.

Meclis’e kadınların haklarını savunacağım, iyileştireceğim hedefiyle girdiğinizden emin değilim.

Aslında bu size doğru da gelmeyebilir; kadın/erkek herkesin vekili olduğunuzu düşünüp, böyle ayrımcı bir tutumun yanlış olacağını düşünebilirsiniz.

Ama şunu hiç unutmayın ki; Meclis’te çaba, enerji, vakit harcayacağınız hiçbir konu, kadın konusunda vereceğiniz emek kadar bu ülkenin iyiliğine daha çok katkıda bulunmayacaktır. Emin olun, kadına yatırım, toplumsal huzura, demokrasiye, refaha ve gelecek nesillere yatırımla aynı şeye geliyor.

Hemen harekete geçin. Ön alın. Kararlılığınızı gösterin.

Koalisyon olur olmaz; siz yine de kısa, orta ve uzun dönem stratejinizi belirlemek için kolları sıvayın.

Bir kere, Türkiye’nin kanayan en büyük yarasından başlayın. İvedilik taşıyan kadına karşı şiddet konusuna derhal el atın.

Kadınları, sırf kadın olduğu için öldüren erkekler, sırf kravat takıp uslu uslu oturdukları için iyi halden ceza indirimi alıyorlar. Kadın cinayetlerinin indirimden yararlanılan suç kategorisinden çıkarılması için gerekli yasal değişiklik için adım atın.

Erken yaşta evlilikle mücadele edin. Anayasa Mahkemesi’nin resmi nikah şartını aramadan dini nikah kıyılmasına yönelik cezai müeyyideyi kaldıran kararının kızların çocuk yaşta evlenmelerini daha da arttıracağına dönük endişeleri hatırlayın.

Orta ve uzun vadeli stratejileriniz ise kadının güçlendirilmesi için eğitim ve istihdama katılımı ön plana çıkarmalı.

kadin vekiller

Hanımlar;

Kadın konularında partiler üstü olun. Bu sizi başarıya ve sonuca götürecek kısayoldur. Birlikte çalışın. Hatta aranızda eşgüdümü sağlayacak bir koordinatör atayın.

Sayın AKP ’li vekil hanımlar;

Lütfen erkek meslekdaşlarınızın muhafazakar aile değerlerine sahip çıkma olarak pazarladığı tutumların esiri olmayın. En azından ataerkil görüşlere bilimsel yanıtlarla karşı çıkın. Örneğin, dünyanın hiçbir yerinde doğrudan para yardımı ile nüfus artışında başarı sağlanmadığını, kreşlere verilecek desteğin hem nüfus artışına hem de kadın üretkenliği dolayısıyla büyüme artışına katkıda bulunacağını anlatın.

Sayın CHP ’li vekil hanımlar,

Dini-muhafazakar bir seçmen kitlesine sahip bir partinin sizden daha kalabalık bir kadın vekil grubuna sahip olmasından utanıyor olmalısınız. Üstüne; Meclise girip giremeyeceği belli olmayan ve vekillerinin büyük bir bölümü kadın erkek eşitliğinin yakın geçmişe kadar pek de esamisinin okunmadığı Doğu ve Güneydoğu’dan çıkaran bir partinin de kadın vekillerinin sizden sayıca daha fazla olması da bu utancı artırıyor olmalı.Bu durumda iki kat daha fazla çalışmanız gerekir. Önce isterseniz partinizden başlayın. Özgür Özel gibi genç ve dinamik bir vekilin CHP’nin üç grup başkan vekilinden biri olarak görevlendirmesi tabii ki olumlu bir gelişme. Ama o üç vekilden biri kadın olmalıydı.

Bir de CHP’nin genel hatasını tekrar etmeyin. Lütfen halktan, kadınlardan kopmayın. Hepsini, başörtülü, başörtüsüz dinleyin. Zira kadınların sorunları başörtüsü konusunun çok daha ötesinde.

Sayın HDP’li hanım vekiller;

Mücadeleniz alkışı hak ediyor. Çalışmaya devam. Ancak daha yapacak çok şey olduğu sürece; ayakta alkışlanmanıza da daha çok var. Kadın konularında daha aktif olun ve böylece HDP’nin Türkiyelileşme sürecine de katkıda bulunun.

Ah.. MHP ’yi unutuyordum.

Kadın sorunlarıyla birazcık ilgilenseniz de biz de MHP de dört kadın vekil olduğunu hatırlasak. Bunu istemek çok mu?

Hanımefendiler..

Son olarak lütfen hükümet dışı kadın kuruluşlarıyla beraber çalışmayı da unutmayın. Sivil toplumun en dinamik damarını kadın örgütleri oluşturuyor. Onlarda her türlü bilimsel bilgi, veri, yol haritası, ve herşeyden önce beraber çalışmak için iyi niyet var.”

 

Kentlikadin.com olarak bu mektubun altına hiç tereddüt etmeden imzamızı atarız…

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın