İş Kadını Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı

0

Biz o diplomayı çerçeveye koymak için almadık tabi ki çalışacağız. Hem de öyle kuru kuru değil! Kariyer basamaklarını tırmanacağız.İşte bu düşünceyle çıktık yola. Ama iş hayatı acımazsız ve erkek egemen. O nedenle dertlenme, derlen toplan ve gardını al…
Çalışma hayatının ilk basamağı, iş görüşmesi ile başlar.
Görüşme boyunca neredeyse başvurduğunuz pozisyon için hiç anlamı olmayan ve CV’nizde tek cümle ile geçtiğiniz alan yer alır, siz de şaşırırsınız.
– Evli misiniz?
– Hayır.
– Peki, erkek arkadaşınız var mı?
– Var.
– Evliliği ne zaman düşünüyorsunuz?
– ?

evlilik
Ya da;
– Evli misiniz?
– Evet.
– Çocuk var mı?
– Hayır.
– Düşünüyor musunuz?
– Yakın zamanda değil.
– Ne zaman?
– ?

hamile calisan kadın

Bu sorular kadın olmanızdan ileri gelen sorular olup tamamen cinsiyet ayrımı gözeten sorulardır. Ama bunlarla karşılaşmadığınız bir görüşmeye rastlamazsınız.
Diyelim ki her şeye rağmen görüşme bitti ve işe alındınız.
Önce kendinizi ispat etmek için daha çok çalışmanız gerekmektedir. Size söz hakkı tanındığında doğru cevabı verebilmek için çaba harcarsınız. Ama bu çabanız “kendini gösterme”, “çok çalışıyormuş gibi yapma” olarak algılanabilir. Bu yanlış algılar yüzünden çevrede dedikodular başlar, arkadaşlık kurmakta zorluk yaşarsınız.
Diyelim ki felek şaştı ve arkadaş buldunuz (ya da bulduğunuzu sandınız).

is arkadasi

Bu arkadaşınız erkek ise adınız çıkabilir ve aşk dedikoduları başlayabilir.
Yönetici ise yalakalık yapıp yükselmeye çalıştığınız dedikoduları başlayabilir.
Kadın ise de yeni düşmanınıza hazır olun. Sizi güzel güzel dinler ama ilk kafası bozulduğunda satacağı kişi, siz olursunuz. Tüm özel bilgileriniz açılır.
Herkes sizi yanlış anlamak için özel çaba harcamaktadır sanki…
Size bağlı çalışanlar, ilk fırsatta işi bilip bilmediğinize, işi biliyorsanız yöneticilik özelliklerinize, iyi bir yönetici iseniz saflığınıza… Yani mutlaka bir konuda bir eksiğiniz olmalıdır. Hiçbir şey yapmadıysanız sık sık yemek ya da kahve ısmarlamamak da bir kusur sayılabilir!
Sizinle eşit seviyede yer alan kişiler ise çok çalışıp çıtayı yükselttiğiniz için sürekli açığınızı ararlar. Kimse mükemmel değildir siz de ….. yapıyorsunuzdur. O boşluğu dolduracak bir eksikliğiniz mutlaka vardır. Ne de olsa siz de bir insansınız. Hiçbir şey bulunamaz ise hazırladığınız raporda bir kelimeyi yanlış yazmış olabilirsiniz!
Yöneticiniz her zaman sizin çalışkanlığınızdan memnun olmaz. Bir kere çok çalıştığınız için çok göze giriyorsunuzdur ve onun koltuğunda gözünüz vardır. Çok şey bildiğiniz için kendisi sizin bilginizde eziliyordur. Hiçbir şey bulunamaz ise “iletişim” sorununuz vardır.
Her şeye rağmen çalışmak size ilaç gibi gelmektedir. Yaralandığınızda kendinizi işinize adayarak iyileşirsiniz. Çalışmanın üretmek olduğunu düşünür ve kendinizi üretken olarak görüp kendi kendinizi motive edersiniz. Ve sırf bunu yapabildiğiniz için yani kendinizi sürekli motive edip çalışabildiğiniz için bile “garipsenir” ve daha çok dikkat çekersiniz. Bu nedenle de, çok çalışan cezasını çeker kuralı işler ve sürekli üzerinize oynanmaya başlar. Çağdaş adı ile “mobbing” yaşarsınız.

shutterstock_143199991
Ama iş sizin hayatınızdır ve bunu bırakın ifade etmeyi düşünmek bile istemezsiniz. Bir süre sonra çanlar çalmaya başlar… Sabahları nedensiz yere uyanamaz olur, baş ağrılarınız hiç bitmez, vücudunuz garip tepkiler vermeye başlar. İçinize attığınız içinizde kalmaz ve dışa vurur kendini. Sonunda anlarsınız ki önce “hayat” sonra “iş hayatı”…

Serpil-İstanbul 2013
Editör Notu: Yolun açık olsun…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın