İkiyüzlü Olduğumuzun Göstergesi Ebola…

0

 

Başta kendim olmak üzere çevremdeki herkesi, ülkemi, içinde yaşadığım kıtayı ve “gelişmiş ülkeleri” ikiyüzlülükle suçluyorum.  Aslında bu gurubu ikiyüzlülükle suçlamak için bir sürü neden bulabilirim. Ama şimdiki gerekçem, bir salgın hastalık olan Ebola.

Artık hemen her gün gazetelerde, televizyonlarda, sosyal âlemde  “Ebola tehdidi” hakkında yazılar okuyoruz. Uçaklardan yüksek ateşli yolcular, uzay adamı kıvamında giysili sağlık görevlileri tarafından indiriliyor, karantina uygulanıyor, her yeni vaka için çetele tutuluyor.  Daha önceki gece Marmara Üniversitesi Acil Kliniği Ebola şüphesi taşıyan bir hasta yüzünden karantinaya alındı ve kapatıldı. Hastanın “sıtma” olduğu anlaşılınca yetkililer derin bir nefes aldılar.

Amerika Birleşik Devletleri hastalıkla mücadele için kriz masası oluşturdu, hava alanlarında da yeni önlemler yürürlüğe konuluyor. Çünkü Ebola artık bizim de kapımızı çalıyor.

ebola1

Biliyor musunuz? Batı Afrika ülkeleri bu hastalıkla 1995’den beri tanışıyor.  Yani tam 9 yıldır bu hastalık biliniyor. Ocak 2015’e dek Batı Afrika’da Ebola’ dan etkilenenlerin sayısının 550 bin ila 1 milyon 400 bin arasına çıkacağı tahmin ediliyor.  Üstelik uzmanlar, hastalığın Batı Afrika’da ‘yerleşik‘ hale gelmesinden endişeli. The New England Journal of Medicine’ dergisinde yer alan bir araştırmaya göre, bugüne dek hastalığa yakalananların %70’i hayatını kaybetti. Son rakamlar en az 4400 kişinin yaşamını yitirdiğinin ortaya koyuyor.  Hiçbirimizin umurunda olmadı. Ta ki Ebola, “sıra sizde !” diyene kadar.

Artık,  “gelişmiş dünya” sınırlarından içeri giren her vaka ile ilgili türlü türlü felaket senaryoları kaleme alınıyor. Ama kara kıtada binler ölürken hiç kimsenin sesi çıkmıyordu. “Gelişmiş dünyada”, bireyler ülke yönetimlerine hangi önlemlerin alındığını sorarken, bilim insanları hastalığa yakalanmamak için ne yapılması gerektiği konusunda bilgi vermeye başladılar. Bizim televizyonlar da bile enfeksiyon uzmanları daha sık görünür oldu… Seyahat planları yapılırken Ebola da göz önüne alınan unsurlardan biri haline geldi. Uzmanları, bu hastalığın dünya ekonomisine vereceği zararları hesaplarken, özellikle turizm sektöründe alarm zilleri çalıyor.

Yani neymiş? Tehlikenin bize yakınlaşması ile birlikte gözümüz açıldı. “Bize bir şey olmaz!” noktasından  “ya hastalanırsak?”  durumuna geçtiğimizde aklıma ikiyüzlülük kavramı takılıyor.

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın