Hayata

0

Neredeyse iki hafta geçti o karanlık gecenin üzerinden. “15 Temmuz 2016”, bu topraklar üzerinde yaşayan her bireyin beynine çok acı görüntülerle kazındı.

15 temmuz hayata

Darbe girişiminin başarıya ulaşması durumunda neler yaşanabileceğini tahayyül bile edemiyoruz. Ne iyi ki buna gerek de kalmadı.

Sonrasında yaşadıklarımız da kolay kolay zihinlerden silinecek gibi değil. Demokrasi nöbetleri, Olağanüstü Hal’in ilan edilmesi, devlet mekanizmasından 60 binden fazla kişinin görevden alınması, gözaltılar, gözaltında verilen ifadelerde anlatılanlar, tutuklamalar ve “kurunun yanında yaşın da yanması” endişesi…

Televizyonlardan aktarılan her yeni bilgi zaten darmadağın hale gelen beynimizi biraz daha bulandırıyor. Günlük işlerimizi bir robot sorumluluğu edasıyla yerine getirirken, duyduklarımızı, okuduklarımızı analiz etmekte çok zorlanıyoruz. Aşırı doz uyarılmanın ardından hissizleşme durumundayız sanki…

Çevremde kime “nasılsın?” diye sorsam, aldığım yanıt “nasıl olayım?” şeklinde. Kendimi sorguluyorum … Benim cephe de durum hiç farklı değil. Öfkeliyim, kırgınım, yorgunum.Hayal kurmaya bile halim yok.

Çok değil, daha on beş gün önce sıcaklarla nasıl baş edeceğimizi, sağlıklı bronzlaşmanın yollarını, Alaçatı’nın çok pahalı olup olmadığını, trafikte harcadığımız saatleri, sağlıklı beslenme önerilerini ve Pokemon avlamanın inceliklerini konuşuyorduk. Daha bu yazın şarkısının ne olacağına bile karar verememiştik.

hayata

Bu toz dumanın, yaşam enerjisini daha fazla soğurmasına izin vermemek lazım. Şarkılara, şiirlere, kitaplara, filmlere, sanata daha fazla sarılmalıyız. Ağaca, toprağa, gökyüzüne daha sık bakmalıyız inadına… Hayatı olağan akışına çevirmek şart! Sevgiyle, iyilikle, saygıyla, sağlıkla…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın